Geri Ödemeler

Geri Ödemeler

4697 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergi­si Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen (15) nu­maralı bent hükmü ile emeklilik şirketlerinden katılımcılara yapı­lan ödemelerin tamamı “menkul sermaye iradı” olarak tanımlan­mış, anılan Kanunun 8 inci maddesiyle GVK’nun 94 üncü madde­sinin birinci fıkrasına eklenen (15) numaralı bent hükmüyle de söz konusu ödemeler gelir vergisi tevkifatı kapsamına alınmıştır.

Yi­ne 4697 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle Gelir Vergisi Kanunu­nun 86 ncı maddesinde yapılan değişiklikle emeklilik şirketlerince hak sahiplerine yapılacak ödeme­lerde tevkifatın nihai vergileme olması ve bu gelirler için hak sa­hiplerince beyanname verilmeme­si esası kabul edilmiştir. Emeklilik şirketlerince katılım­cılara yapılacak olan ve menkul sermaye iradı olarak tanımlanan ödemeler, Gelir Vergisi Kanunu­nun 94 üncü maddesi kapsamında vergi tevkifatı kapsamına alındıklarından, söz konusu ödemeler 94 üncü maddede Bakanlar Kurulu’na tanınan yetki uyarınca Bakanlar Kurulu kararıyla %0 ila %25 ara­sında bir oranda vergilendirilebileceklerdir. 24.12.2002 tarihli ve 2002/5000 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, 30.12.2002 tari­hinden geçerli olmak üzere, tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile emeklilik ve si­gorta şirketleri tarafından;

- On yıl süreyle prim, aidat veya katkı payı ödemeden ayrılan­lara yapılan ödemeler, % 15 ora­nında,

- On yıl süreyle katkı payı ödemiş olmakla birlikte bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkını kazanmadan ayrılanlar ile diğer sandık ve sigortalardan on yıl süreyle prim, aidat ödeyenler ve vefat, maluliyet veya tasfiye gi­bi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemeler, % 10 oranında,

- Bireysel emeklilik sistemin­den emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ay­rılanlara yapılan ödemeler ise % 5 oranında tevkifata tabi tutulacaktır.

Öte yandan, 4697 sayılı Kanu­nun 1 inci maddesiyle Gelir Vergi­si Kanununa eklenen mükerrer 21 inci madde İle bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkını kazananlar ile bu sistemden vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunla nedenlerle ayrılanlara yapılacak ödemelerin %25′i gelir vergisinden müstesna tutulduğundan, söz konusu ödemelerin dörtte biri vergiye tabi olmayacak, ödemelerin geri kalan kısmı % 5 oranında ver­giye tabi tutulacaktır. Görüleceği üzere, bireysel emeklilik sisteminden emekli olarak ayrılan veya zorunlu nedenlerle ayrılmak mecbu­riyetinde kalanlara yapılacak ödemeler nihai olarak % 3.75 oranın­da vergiye tabi olacaktır.

Sistemden zorunlu bir neden olmadan ve emeklilik hakkını kazanmadan ayrılanlara yapılacak ödemeler mükerrer 21 inci madde kapsamında bulunmadığından, bu tür ödemeler, katılımcıların sistemden on yıl süre prim ödemeden ayrılmaları halinde % 15 oranında on yıl süreyle prim ödeyerek ayrılmaları halinde ise % 10 ora­nında vergiye tabi tutulacaktır.

Burada dikkati çeken husus, bi­reysel emeklilik sisteminden emekli olarak veya vefat, maluli­yet veya tasfiye gibi zorunlu olarak emekli olanlara yapılacak ödeme­lerin %25′i vergiden müstesna tu­tulmuşken, sistemden emeklilik hakkını kazanmadan veya sayılan zorunlu nedenler olmadan ayrılanlara yapılacak ödemelerin vergi­den müstesna tutulma maşıdır. Ya­pılan düzenlemede, böyle bir ayı­rım yapılarak katılımcıların birey­sel emeklilik sisteminden emekli olarak ayrılmaları teşvik edilmek istenmiştir.

Bu konuda belirtilmesi gereken son bir husus, mükerrer 21 inci madde de Türkiye’de kain ve mer­kezi Türkiye’de bulunan diğer si­gorta şirketlerinden on yıl süreyle prim ödeyerek ayrılanlar ile vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılacak ”demelerin sadece %10′u vergiden müstesna tutularak bireysel emek­lilik sistemine katılım arttırılmak istenmiştir.