Canlanan emlak sektöründe kredi kartı ile ödemenin yaygınlaşmaya başladığını söyleyen Ediz Giray, yaşanacak risklere dikkat çekerek ” Kredi kartı geri ödemesinde yaşanacak sıkıntılar müşteriye pahalıya mal olabilir ” diyerek uyarıda bulundu.
Giray, Türkiye’de bankaların kredi kartı verme ve tüketicilerin kredi kartı kullanımlarında önemli bir sorun varken böylesi bir uygulamanın tüketici açısından riskler barındırdığını belirterek “Konut kredisi uzun vadeli kullanılan bir kredi. Kredi kartı almak ile kredi kartı kullanıcısı olmak arasında fark var. Kredibiliteniz olabilir ama bunu uzun vadeyle hemde kredi kartı ile ödemek sıkıntı oluşturabilir” dedi.
Gayrimenkul Uzmanı Ediz Giray, garantili, sabit ve düzenli bir gelirin ancak bu kadar uzun süre taksitlendirilebileceğine işaret ederek yeni kredi kartı mağdurlarının oluşturulmaması için bu uygulamalara tüketicinin dikkatli yanaşmasını söyledi.
Kredi kartı faizlerinin diğer konut kredi faizlerinden çok yüksek olduğunu da değinen Giray,”Konut kredilerini bu kadar süşük oduğu bir ortamda kredi kartı ile ev almak çok mantıklı değil. Yeni kredi kartı mağdurları oluşturmayalım ” şeklinde konuştu.
UZUN VADELİ MORTGAGE KREDİLERİNE İHTİYAÇ VAR
Ediz Giray, Türkiye’de hızlanan konut piyasasının 30 yıl gibi uzun süreli mortgage kredileri ile ivme kazanacağına dikkat çekerek”ABD’deki gibi 30-40 yıl vadeli kira öder gibi ev sahibi yapan mortgage kredilere ihtiyaç var. Ancak henüz uygun zaman mı bunu iyi test etmek gerekir. Orta ve düşük gelir grubunun uzun vadelerle ev sahibi olacağı bir uygulama gayrimekul sektörü için önemli bir atılım olur ” şeklinde konuştu.
Türkiye’ni en eski gayrimekul uzmanlarından ve Avrupa Proje Yönetimi şirketinin sahibi Ediz Giray, emlak sektöründeki patlamanın
referandum sonucunu etkisi olduğunu hatırlatark sektörün yukarı yönlü trandinin devam edeceğini ancak kriz önceki seviyelere gelmesinin
zaman alacağını söyledi.
Ediz Giray, gayrimenkul sektörünün 2001 krizinden 2005′e kadar ciddi bir duraklama yaşadığını, 2003-2006 yılları arasında ise yüksek faizler edeniyle banka kredisi kullanmak istemeyenlerin deyim yerindeyse alıcıların birikimlerini yastık altına atarak konut alımından vazgeçtiklerini söyledi.
2007′de başlayan alımların 2008′de ABD’de başlayan mortgage krizi ile tekrar durakldığpını bu nedenle sektörün uzun va şansız bir sönem geçirdikten sonra ciddi bir ivme kazanmasının normal olduğunu söyledi.
Kriz döneminde satışlarda yaşanan duraksamayı psikolojik bir bekleyiş olarak niteleyen Giray,” Kriz döneminde ürkek bir alıcı bir profili vardı. Krizden hızlı çıkan Türkiye’de referandum sonuçları psikolojik sınırın aşılmasını sağladı.Bu da satışlara yansıdı” şeklinde konuştu.
Giray, var olduğu söylenen konut stokunun değişen alıcı profili nedeniyle talep edilmeyen segmente yeraldığını ifade ederek, şunları söyledi:” Aslında Türkiye konut fazlası değil kaliteli konut açığı ve bunu talep eden bir kitle var. Dolayısıyla emlak sektöründe yatırımlar daha da artacak. Gayrimekulde marka projelerin satıyor ve alıcıların artık çok daha fazla projeyi görme, fiyatlama şansı var.Bu nedenle akıllı projeler kazandıracak. Bu arada A Plus projeler fiyatları yüksek olmalarına rağmen hemen satılıyor.Alıcısı hazır çünkü. Gayrimenkul yatırımcısı da bu tür projelere para yatırmaktan çekinmiyor.Mesela Saphire böyle bir proje. Ancak, B, C segmentlerin satışlarında bir miktar sıkıntı var. Emlak sektörüne yapılan en büyük arz bu segmentlerde ve alıcısı için seçenek zor. Bu nedenle piyasa beklenen satışlar gerçekleşmedi.Ancak ivme yukarı doğru. Satışların daha da artacağını düşünüyoruz.”
Türkiye’de artık rezidans ve plaza kültürünün yerleşmeye başladığını ve kaliteli ve özellikle konut ihtiyacının giderek artacağına dikkat çeken Ediz Giray, metrekaresi 10-15 bin dolar fiyat biçilen ve 1-8 milyon dolar arasında satılan rezidansların artık Türkiye’de normal karşıladığını belirterek şöyle dedi:” Türkiye giderek zenginleşen bir ülke ve zenginleşmeye devam edecek. Zengin sayısı ve zenginleşmeninm oranı giderek artıyor. 10 yıl önce gecekondularla çevrili bir kent artık bir dünya kenti oluyor. Bu sadece İstanbul’da değil Türkiye’nin pek çok kentinde bu tür projeler yapılıyor”.
30 YIL VADE İÇİN DÜĞMEYE BASILDI
Bu arada uzun vadeli ile konut sahibi olmak isteyenlere kolaylık sağlayacak uygulama için düğmeye basıldı.2005 yılında yasalaşan Mortgage yasasında değişiklik yapılarak vadenin 30 yıla yayılması planlanıyor.
Daha çok düşük gelir gruplarını kira öder gibi ev uzun vadede borçlanarak ev sahibi olmasını öngören değişiklikle BD’de olduğu gibi Türkiye’de de 30-40 yılda süre de ev sahibi olmanı yolu açılacak.
ŞEKERBANK BDDK’YA BAŞVURDU
Şekerbank bu yolda adım atan ilk banka oldu. Banka BDDK’ya başvurarak alım gücü düşük seviyede olan tüketiciler için yıl sonuna kadar bu uygulamayı başlattı.
Piyasa için önemli bir adım olacak ödenen kredi faizinin gelir vergisinden düşürülebilmesinin tüketicinin faiz maliyetinden kurtularak daha rahat kredi kullanmasını sağlayacak düzenlemenin çıkması da bekleniyor.