İştira Senetleri

Temmuz 2nd, 2009

İştira Senetleri

İştira, kredi veren banka şubesinin bulunduğu yerden başka bir yerde ödenecek senet tutarlarından komisyon, masraf, faiz ve gider vergisi düşüldükten sonra, bakiyenin kredi müşterisine ödenmesi işlemidir.

İştira senedinin tahsil yeri, bankanın bulunduğu yerden başka bir yerdedir. Bu nedenle senet, tahsil için o yerdeki şubeye ya da muhabire gönderilir. Senet bedeli, şube ya da muhabir tarafından tahsil edildikten sonra, iştira etmiş olan bankanın hesabına alacak kaydedilir.

İştirada ödünç para verme işleminin yanı sıra para nakil işlemi de yapıldığından, bu işlemlerde, ödünç olarak verilen paralar için faiz, senedin gönderilmesi ve bedelinin nakli için de komisyon tahsil edilir.

Bankaca iştira edilecek senetlerin gerçek ticari bir alışverişten doğmuş olması gereklidir. Ancak bazı hatır senetlerinin iştira edildiği de görülmektedir. Bilindiği üzere, hatır senetlerinin iştirası, gerçek senetlere göre bankalar açısından daha çok zararlı ve tehlikeli olabilir. Bu nedenle, senetler servisi, iştira edilecek senetlerin nizami (düzenli), yasal nitelikte ve ticari olup olmadığını incelemelidir.

İştira işleminin, aslında iskonto işleminden farkı yoktur. Her iki işlem de ticari senet karşılığında yapılan bir kredi ve ikraz (borç para verme) işlemidir. Demek ki iştira işlemi, o işlemin yapıldığı yerden başka bir yerde tahsil olunacak senetlerin iskontosundan başka bir şey değildir. İskonto işleminin konusunu bono ya da emre yazılı senetlerden yalnız kredi alanın oturduğu yerde ödenecek olanlar oluşturduğu halde, iştira işleminin konusunu kredi alanın oturduğu yerden başka yerde ödenecek olan vesikalı ya da vesikasız bonolar, poliçeler ve muhatabı banka olan çekler oluşturur.

İştira işlemleri, taşıdıkları risk ve teminat bakımından dört bölüme ayrılabilir: 1) Çift imzalı iştiralar, 2) Tek imzalı iştiralar, 3) Firma iştiraları, 4) Vesikalı iştiralar.

1) Çift imzalı iştiralar : İki veya daha fazla imzaya dayanan senetlerin iştirasına çift imzalı iştira ya da adi iştira denir. Şu halde kredi alanın bulunduğu yerden başka bir yerde ödenecek bono ya da emre yazılı senetlerle en az iki imza taşıyan poliçe ve çeklerin iştirası bu adı almaktadır. Muhatabına önceden kabul ettirilmiş bir poliçenin iştirası da yine çift imzalı iştira konusuna girer.

Tek imzalı bir poliçenin iştirasından sonra o poliçenin sonradan muhatapça kabul edilerek imzalanması, işlemin çift imzalı iştira sayılmasını gerektirmez. Böyle bir poliçe yine tek imzalı ve açık kredi niteliğinde sayılır. Yani kabul ettirilen poliçe artık “çift imzalı” olsa bile işlem sırasında “tek imzalı”dır.

Bankalarca iştira edilen poliçeler, ister tek imzalı olsun ister çift imzalı, kabule arzedilmelidir. Kabul, poliçenin açığa çekilip çekilmediği hakkında bir fikir verir. Muhatap diye gösterilen kimse poliçenin gerçek borçlusu değilse kabulden çekinecektir.

Diğer taraftan kabul imzasının doğruluğuna da dikkat etmek gerekir. Muhatap olarak gösterilen kimse, kötü niyetle hiç ilgisi ya da imza ehliyeti bulunmayan bir adamını kabul için bankaya göndermiş olabilir.Bu bakımdan kabulde muhatabı ve onun imzasını dikkatle araştırmak gerekir.

2) Tek imzalı iştiralar : İkinci bir imza ya da başkaca bir teminat alınmadan sadece keşidecinin imzasına dayanan poliçe ve çeklerin iştira işlemine denir.

Poliçe ve çekte, keşideci ile lehdar aynı kişi olarak birleşmişse, diğer bir deyişle poliçe ve çek keşideci ve ciranta olarak aynı kişinin imzasını taşıyorsa, böyle bir poliçe ve çek, üzerinde iki imza bulunmasına rağmen “çift imzalı” sayılamaz. Çünkü bunlar keşidecinin kendi emrine düzenlediği poliçe ve çeklerdir. Keşideci ve lehdar aynı kişidir. Tek imzalı iştira, varlık ve itibar sahibi firmalara yapılır; bir çeşit açık kredi niteliğindedir.

3) Firma iştiraları : Bir ticarethanenin kendi emrine ve kendi merkezi ya da şubesi üzerine düzenlediği ve çektiği poliçenin banka tarafından iştirasına denilir. Firma iştirası konusuna giren böyle bir poliçenin keşidecisi ile muhatabı aynı kişidir.

Firma iştirası, aslında tek imzalı bir iştiradır. Üstelik öteki tek imzalı iştiralarda muhatap, keşideciden başka bir kimse olduğu halde, firma iştiralarında keşideci ile muhatap, yani alacaklı ile borçlu aynı kişi olarak birleşmektedir. Bu bakımdan, bu çeşit iştira işlemi, ancak çok güçlü, itibar sahibi ve çeşitli şubeleri bulunan büyük firma ve ticarethaneler için yapılabilir. Firma iştira kredisi, yalnız ibraz vadeli poliçelerle kullandırılır.

4) Vesikalı iştiralar: Ticari senetlerden herhangi birine konşimento, hamule (yükleme) senedi, fatura, sigorta poliçesi ve benzeri belgeler bağlı bulunursa, bunlar vesikalı senet adını alır; bu senetlerin iştirasına da ve sikalı iştira işlemi denilir.

Vesikalı iştira, maddi teminata dayanan bir kredi işlemidir. Diğer bir deyimle, belirli belgelerin iliştirildiği senetlerin iştira edilmesi yoluyla açılan, maddi teminata dayalı bir kredi türüdür.

Vesikalı iştira, bankanın bulunduğu yerden başka bir yerde bulunan alıcıya satılan mala ait belgelerin bankaya rehnedilmesi karşılığında yapılan bir kredi işlemi olduğundan, bu yolla müşteri, sattığı malların bedelini mal henüz alıcıya teslim edilmeden bankadan elde etme olanağına sahip olur.

İştira edilecek senede, mal deniz yolu ile gönderilmişse konşimento, demiryolu ile gönderilmişse hamule senedi eklenir. Ayrıca gönderilen malların sigorta poliçesi ile faturası da iliştirilir.

İştira olunan emtiaya ait konşimentoların yükleyici namına düzenlenmiş olması ve bunlar tarafından bankaya rehin cirosu ile devredilmesi gerekir. Vesikalı iştira işlemleri için müşterilerden alınan hamule senetlerinde ise yükleyici ve alıcının işlemi yapan banka olarak gösterilmesi gerekmektedir.

İstihbarat

Temmuz 2nd, 2009

İstihbarat

Ticari anlamda istihbarat, mevcut ya da muhtemel müşteriler ile iş ilişkisi içerisinde bulunulan diğer kişilerin kimliği ile mal varlığı, ticari ahlâk, yetenek ve ehliyeti ve alışkanlıklarını gerçeğe uygun bir şekilde tespit ederek piyasayı tanımak ve muhtemel riskleri bertaraf etmek üzere bilgi toplama faaliyetini anlatan bir kavramdır. İstihbarat bankacılıkta müşterilerin krediyi istendiği anda veya vadede geri ödeme yeteneği olup olmadığını araştırmaya yönelmiş önemli bir faaliyet türüdür. Basiretli bir ticaretin temelinde iyi istihbarat yatar.

Bankacılıkta teamülden kaynaklanan ve esaslı bir faaliyet tarzı olan istihbarat, hakkında araştırma yapılan tacirin kişisel durumu ile firması hakkında derlenen bilgilerden meydana gelir. İstihbaratı, mali analiz ve kredi değerliliğinin saptanması olarak adlandırılabilecek bilgilerin değerlendirilmesi safhası izler. Bunun sonucu olarak kredi istemleri red ya da kabul edilir.

İstihbaratın hangi aralıklarla ve ne zaman yapılacağı, hangi konuları kapsayacağı, istihbaratı yapanın istek ve ihtiyacına göre belirlenir.

İstihbaratın bankacılık mesleğinin bir gereği olarak düzenli biçimde yapılması arzulanır. İstihbarat faaliyeti, kredi ile ilgili servislerin ve yöneticilerin görevlerinden olmakla birlikte, büyük şubelerin istihbarat servisleri veya elemanları ve büyük bankalarda istihbarat bölge müdürlükleri veya müdürlükleri bulunur. Bir bankanın mali bünyesinin sağlıklı oluşu büyük ölçüde kredilerine, kredilerin akibeti de istihbarat faaliyetine dayandığından, bu konuda çalışan memurların yetenekli, ciddi, işbilir, yetişmiş ve objektif olmaları önemlidir.

Bankalar Kanunu kredi isteyen müşterilerden hesap durumu alınmasını zorunlu kılmış ve böylece bankaların kredi açtıkları kişiler hakkında asgari bilgilere sahip olmasına olanak vermiştir.

Hakkında istihbarat yapılacak firma için, firma sahi binin kişisel durumu ile firmanın mali durumu olmak üzere iki grupta toplanan asgari şu bilgilerin derlenmesi gerekir.

1) Firma sahip veya sahiplerinin kişisel durumuyla ilgili istihbarat:

a) Kimlik: Ticaret unvanı, işletme adı, adres (kanuni ikametgâh), kuruluş tarihi, uğraş alanı, ticaret sicili numarası.

b) Ahlâki durumu (Moralite): Karakter, borçlarını ödemede sorumluluk duygusu, ailevi durumu, yaşayış tarzı (gece hayatı, kumar vb. alışkanlıkları), piyasadaki itibarı (bu faktörlere göre istihbaratı yapılanın moralitesi, zayıf, orta, iyi fevkalade, şeklinde nitelenir).

c) İş ehliyeti ve yeteneği: İşe ne zaman ve nasıl başladığı, daha önceki yaptığı işler ve tecrübe durumu, ticaru riskler karşısında takındığı tavır (ihtiyatlı, atak vb.), daha önce sarsıntı geçirip geçirmediği.

2) Firmanın mali durumuyla ilgili istihbarat: a) Firma sahiplerinin ve ailelerinin serveti (gayrimenkulleri, menkulleri vb.), b) Firmanın iştirak ettiği kuruluşlar ve bunların iş durumu, c) Firmanın öz sermayesi, mal varlığı, likiditesi, verimliliği, borçları ve alacakları, satış ve stok durumu, vb.

Bir bankanın başlıca istihbarat kaynakları şunlardır: 1) Müşteriden istenen bilanço, işletme hesabı özeti, hesap durumu, şirket ana sözleşmesi ve benzeri belgeler (istihbaratçı, müşteri tarafından beyan edilen bilgilerin doğruluğunu da araştırmak zorundadır), 2) Bankaya açık tuttuğu takdirde müşterinin defter ve kayıtları, 3) Ticaret Sicili kayıtları, 4) Tapu kayıtları, 5) T.C. Merkez Bankası nezdinde kurulmuş bulunan Risk Santrali Teşkilatı tarafından hazırlanan, her müşterinin bütün bankalardan kullandığı kredileri global olarak gösteren periyodik bildirimler ile protesto bildiri cetvelleri, 6) Piyasa araştırması.

İskonto Haddi

Temmuz 2nd, 2009

İskonto Haddi

İskonto ve reeskont işlemlerine uygulanan faiz haddidir. Merkez bankalarınca uygulanan reeskont haddine İngilizce bank rate (banka haddi) denilir ki bu, resmi faiz haddinin karşılığıdır.

İskonto haddi, bir yüzde ile ifade edilir. Nitelik bakımından faiz haddine benzemekle beraber ondan ayrı özellikler gösterir. Faiz kavramı genellikle sermaye piyasasında geçerli orta ve uzun vadeli kredinin kullanma karşılığını belirtir.

Oysa iskonto haddi, para piyasasında geçerli kısa vadeli krediler için uygulanan faiz haddinin bir türüdür. Faiz haddinden farklı olarak iskonto haddi, özellikle de merkez bankalarınca uygulanan reeskont haddi, serbestçe belirlenen bir piyasa fiyatı değildir.

Merkez bankaları, bir ülke ekonomisinin içinde bulunduğu duruma ve hükümetçe izlenecek iktisat politikasına göre iskonto haddini saptarlar ve ilan ederler.

İskonto haddinin düşürülüp yükseltilmesi, para ve kredi piyasasının en önemli işlemlerinden biridir. Bununla hükümetler, konjonktür dalgalanmaları üzerine etki yapma fırsat ve olanağını bulurlar.

İskonto haddi zaman, yer ve konu bakımlarından oldukça büyük değişiklikler gösterir. Bankalarca uygulanan iskonto haddini reeskont had di belirler. Nitekim yabancı bankalarda, kredi sözleşmelerinde faiz haddi yazılırken, örneğin, % r + 2 şeklinde gösterilir. Burada (r) merkez bankasının reeskont haddidir. O değiştikçe bankanın uyguladığı had de değişir.

İskonto haddinin ekonomik fonksiyonları: İktisaden gelişmiş ileri ülkelerde iskonto haddi, enflasyonla mücadelede kredinin kısıtlanması ve denetim altında tutulmasında en etkili bir araç olarak kabul edilir. Haddi yükselterek krediyi pahalılaştırmak, düşürerek ucuzlatmak yoluyla kredi istem ve sunumunu etkilemek amacı güdülür.

İskonto haddi düşünce sermaye, faizin daha yüksek olduğu ülkelere doğru kaçma eğilimini gösterir. İskonto haddi yoluyla ticaret ve sanayi üzerine de etki yapılabilir. Yüksek iskonto haddi, ticaret ve sanayi erbabını daha tutumlu, daha sakıngan davranmaya yöneltir.

Bunun sonucu olarak da stoklar azalır. Ham ve mamul maddeye istemler zayıflar. İskonto haddinin düşmesi halinde daha serbest daha atak davranılır; spekülatif işlere girişilir.

Düşük iskonto haddi, kapital istemini yükseltir, iktisadi faaliyetleri kamçılar ve gelişmeyi artırır. Yüksek iskonto haddinin ise yatırımları azalttığı, kapital istemini, dolayısıyla gelirleri düşürdüğü görülür.

Ancak iskonto haddinin yüksek olması halinde girişimcilerin daha akılcı davrandıkları, kapital unsurlarını daha uygun şekilde kullanarak faiz ağırlığını ortadan kaldırmaya çalıştıkları da gözden uzak tutulmamalıdır.

Hangi haddin yüksek, hangisinin düşük olduğunu belirlemek kolay değildir. Yüksek ya da düşük iskonto haddinin ülke ekonomisi açısından daha iyi olacağı hakkındaki doktrin tartışmalarının aslında bir yararı yoktur ve bunlar konuya ışık tutmaz. Bir ülkenin içinde bulunduğu koşullara ve ekonomik durumuna göre iskonto haddini belirlemek gerekir.

Gelişmiş ve azgelişmiş ülkelerde iskonto haddi: İktisaden gelişmiş ülkelerde tasarruf eğilimi yerleşmiştir. Örgütlenmiş sermaye ve para piyasaları, gelişmiş ticaret bankacılığı vardır. Devlet ve girişimciler istedikleri anda ve uygun koşullarla ödünç para ve sermaye bulabilirler.

Bu ülkelerde uygulanan ucuz para politikası sayesinde faiz hadleri genellikle düşük kalmaktadır. Para ve kredi politikaları incelik ve ustalıkla yürütülerek ülke koşullarına uydurulur.

Azgelişmiş ülkelerde ise tasarruf alışkanlığı yoktur. Kuvvetli tüketim eğilimi, gelir azlığı nedeniyle, sermayenin oluşumunu ve birikimini önler. Para ve kredi piyasaları örgütlenmemiştir. Buralarda faiz haddi alabildiğine yüksektir. Bütün yasal yatırımlara karşın yüksek karaborsa faizi yaygındır. Sermayenin kıt olması nedeniyle kredi kuruluşları çeşitli yöntemlerle faiz haddini yükseltmenin yolunu bulurlar. Bu nedenle resmi iskonto haddi etkisiz kalır. Aslında normal iskonto haddinin reeskont haddinden düşük olması gerekirken, bunun tersi görülür ve dolayısıyla azgelişmiş ülkelerde iskonto haddini para ve kredi politikasının etkili bir aracı olarak kullanma olanağı yoktur. Bu noksanlığı gidermek için birçok iktisatçı, para ve kredi politikasının maliye politikası ile güçlendirilmesini önermişlerdir.