Mevduat Sigortası
Mevduat Sigortası
Bankalara duyulan güvenin artırılması yoluyla tasarrufların özendirilmesi ve mali sistemlerin istikrar içinde büyümesi amacıyla, belli bir prim karşılığında mevduat hesaplarının sigorta edilmesidir.
Mevduat sigortası, ülkeye göre gönüllü ya da zorunlu bir uygulamadır. İlk olarak 1829’da, ABD’nin New York eyaleti bankaları tarafından uygulanmıştır. Genel kabul görüşü, 1960’lı yıllardan itibaren olmuştur. Bankacılığın tarihi içerisinde sık sık büyük bunalımların görülmesi dolayısıyla, özellikle 1930’lardan itibaren, devlet müdahalesi, tasarrufların doğrudan doğruya veya dolaylı olarak korunması düşüncesinden hareketle artmıştır. Bu nedenle, tarihsel deneyimlerin ışığı altında, tasarrufları toplayan kurumların ayakta tutulması için alınan gözetim ve denetim önlemlerinin son halkalarından birini de mevduat sigortası oluşturmuştur.
Mevduat sigortası sistemi ülke çapında ilk olarak Birinci Dünya Savaşı’ndan önce Çekoslovakya’da görülmüştür. Bunu 1930’daki büyük ekonomik bunalımdan sonra ABD izlemiştir. Bugün ABD, İngiltere, Almanya, Hollanda, Filipinler, fiili, Hindistan ve Lübnan bu sistemi uygulamaktadır. Başka ülkeler de bu konuda çalışmalar yapmaktadırlar. Mevduat sigortası, tasarrufları iki yönden korumaktadır:
a) Kredi kurumunun ödeme güçlüğüne düşmesi halinde, mevduat sahipleri, sigortalı olan mevduat tutarını, bu konuda görevli kurumdan tahsil etmektedir. Böylece, tasarruflar güven altına alındığından, mevduat sahipleri, bankanın mali durumunu izleme külfetinden kurtulmakta, bu da sözü geçen kurumlar arasındaki rekabetin tahrip edici ölçülere varmasını önlemektedir.
b) Mevduatın sigorta edilmesi, herhangi bir olayda, müşterilerin bankalara hücumu olasılığını azaltmakta ve bankayı korumaktadır. Böylece, bankaların ödeme güçlüğüne düşme olasılığı da azaltılarak bir projeksiyon içerisinde gelişmelerine olanak verilmekte ve tasarruflar dolaylı olarak da korunmaktadır.
Her iki açıdan da bakılsa, mevduat sigortasının mali istikrara katkıda bulunduğu ve böylece genel ekonomik yarara hizmet ettiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Ancak, bu sistemin de bir alternatif maliyeti vardır. Sigorta için ödenen primler, mevduat toplayan kuruluşun masraflarını artırmakta, diğer kredilerin maliyetini yükseltmektedir. Böylece, risk bütün bankalara yayılmaktadır. Sistem, bu noktadan, rantabl olmayan işletmelerin yükünün rantabl olanlara dağıtıldığı gerekçesi ile eleştirilmektedir.
Mevduat sigortası uygulaması, bankacılık sektörüne girişlerin serbest ya da serbeste yakın olduğu, çok sayıda bankanın bulunduğu ve bunların ödeme güçlüğüne düşmeleri halinde, iflaslarının önlenemediği sistemlere daha yatkındır. Az sayıda bankanın faaliyet gösterdiği bir sistemde, sigorta sistemine başvurmak yerine, likidite güçlüklerinin merkez bankalarının yardımı ile aşılması tercih edilebilir.
Ülkemizde, mevduat sigortası benzeri bir sistem, 1960-1994 yılları arasında uygulanmıştır. Bu dönemde bazı bankaların taahhütlerini karşılayamaz duruma gelmeleri üzerine, 153 sayılı kanunla Bankalar Kanunu’nda değişiklikler yapılmış ve Merkez Bankası nezdinde Bankalar Tasfiye Fonu kurulmuştu. Bankalar, bilançolarında görülen tasarruf mevduatı ve ticari mevduat toplamının binde yarımını her yıl fona ödenti olarak yatırmaktaydı.
Hakkında Bankalar Kanunu’na göre tedrici tasfiye kararı alınan banka, başka bir banka nezaretinde tasfiye edilmekte ve fondan gerekli yardım yapılmakta, mevduat hesaplarından banka tarafından karşılanamayan kısım bu fonun yardımıyla ödenmekteydi. 1979 yılında yapılan bir değişiklikle, tasarruf mevduatının tasfiye kararından itibaren en geç üç yıl içerisinde ödenmesi hükmü getirildi. Ancak, gerçek anlamda mevduat sigortası uygulamasına, 1994’te yaşanan ekonomik kriz ve 5 Nisan Kararları sonrasında geçildi.
Kriz sırasında TYT Bank, Marmara Bankası, İmpexbank’ın batması sonucu mevduat sahiplerinin mağdur olması ve tasarruf mevduatlarının bankalardan kaçışı üzerine, 16.6.1994’te çıkarılan 538 sayılı kanun hükmünde kararnameyle 25.4.1985 tarih ve 3182 sayılı Bankalar Kanunu’nda değişikliklere gidildi. Bu bağlamda, “Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu” oluşturuldu. Yerli, yabancı cinsinden tüm tasarruf mevduatları devlet güvencesi altına alındı. Söz konusu “Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu”, Bankalar Kanunu’nun Onuncu Bölümü’nde (65-69. maddeler) düzenlendi.
Tags: Mevduat Sigortası