İskonto Haddi
İskonto ve reeskont işlemlerine uygulanan faiz haddidir. Merkez bankalarınca uygulanan reeskont haddine İngilizce bank rate (banka haddi) denilir ki bu, resmi faiz haddinin karşılığıdır.
İskonto haddi, bir yüzde ile ifade edilir. Nitelik bakımından faiz haddine benzemekle beraber ondan ayrı özellikler gösterir. Faiz kavramı genellikle sermaye piyasasında geçerli orta ve uzun vadeli kredinin kullanma karşılığını belirtir.
Oysa iskonto haddi, para piyasasında geçerli kısa vadeli krediler için uygulanan faiz haddinin bir türüdür. Faiz haddinden farklı olarak iskonto haddi, özellikle de merkez bankalarınca uygulanan reeskont haddi, serbestçe belirlenen bir piyasa fiyatı değildir.
Merkez bankaları, bir ülke ekonomisinin içinde bulunduğu duruma ve hükümetçe izlenecek iktisat politikasına göre iskonto haddini saptarlar ve ilan ederler.
İskonto haddinin düşürülüp yükseltilmesi, para ve kredi piyasasının en önemli işlemlerinden biridir. Bununla hükümetler, konjonktür dalgalanmaları üzerine etki yapma fırsat ve olanağını bulurlar.
İskonto haddi zaman, yer ve konu bakımlarından oldukça büyük değişiklikler gösterir. Bankalarca uygulanan iskonto haddini reeskont had di belirler. Nitekim yabancı bankalarda, kredi sözleşmelerinde faiz haddi yazılırken, örneğin, % r + 2 şeklinde gösterilir. Burada (r) merkez bankasının reeskont haddidir. O değiştikçe bankanın uyguladığı had de değişir.
İskonto haddinin ekonomik fonksiyonları: İktisaden gelişmiş ileri ülkelerde iskonto haddi, enflasyonla mücadelede kredinin kısıtlanması ve denetim altında tutulmasında en etkili bir araç olarak kabul edilir. Haddi yükselterek krediyi pahalılaştırmak, düşürerek ucuzlatmak yoluyla kredi istem ve sunumunu etkilemek amacı güdülür.
İskonto haddi düşünce sermaye, faizin daha yüksek olduğu ülkelere doğru kaçma eğilimini gösterir. İskonto haddi yoluyla ticaret ve sanayi üzerine de etki yapılabilir. Yüksek iskonto haddi, ticaret ve sanayi erbabını daha tutumlu, daha sakıngan davranmaya yöneltir.
Bunun sonucu olarak da stoklar azalır. Ham ve mamul maddeye istemler zayıflar. İskonto haddinin düşmesi halinde daha serbest daha atak davranılır; spekülatif işlere girişilir.
Düşük iskonto haddi, kapital istemini yükseltir, iktisadi faaliyetleri kamçılar ve gelişmeyi artırır. Yüksek iskonto haddinin ise yatırımları azalttığı, kapital istemini, dolayısıyla gelirleri düşürdüğü görülür.
Ancak iskonto haddinin yüksek olması halinde girişimcilerin daha akılcı davrandıkları, kapital unsurlarını daha uygun şekilde kullanarak faiz ağırlığını ortadan kaldırmaya çalıştıkları da gözden uzak tutulmamalıdır.
Hangi haddin yüksek, hangisinin düşük olduğunu belirlemek kolay değildir. Yüksek ya da düşük iskonto haddinin ülke ekonomisi açısından daha iyi olacağı hakkındaki doktrin tartışmalarının aslında bir yararı yoktur ve bunlar konuya ışık tutmaz. Bir ülkenin içinde bulunduğu koşullara ve ekonomik durumuna göre iskonto haddini belirlemek gerekir.
Gelişmiş ve azgelişmiş ülkelerde iskonto haddi: İktisaden gelişmiş ülkelerde tasarruf eğilimi yerleşmiştir. Örgütlenmiş sermaye ve para piyasaları, gelişmiş ticaret bankacılığı vardır. Devlet ve girişimciler istedikleri anda ve uygun koşullarla ödünç para ve sermaye bulabilirler.
Bu ülkelerde uygulanan ucuz para politikası sayesinde faiz hadleri genellikle düşük kalmaktadır. Para ve kredi politikaları incelik ve ustalıkla yürütülerek ülke koşullarına uydurulur.
Azgelişmiş ülkelerde ise tasarruf alışkanlığı yoktur. Kuvvetli tüketim eğilimi, gelir azlığı nedeniyle, sermayenin oluşumunu ve birikimini önler. Para ve kredi piyasaları örgütlenmemiştir. Buralarda faiz haddi alabildiğine yüksektir. Bütün yasal yatırımlara karşın yüksek karaborsa faizi yaygındır. Sermayenin kıt olması nedeniyle kredi kuruluşları çeşitli yöntemlerle faiz haddini yükseltmenin yolunu bulurlar. Bu nedenle resmi iskonto haddi etkisiz kalır. Aslında normal iskonto haddinin reeskont haddinden düşük olması gerekirken, bunun tersi görülür ve dolayısıyla azgelişmiş ülkelerde iskonto haddini para ve kredi politikasının etkili bir aracı olarak kullanma olanağı yoktur. Bu noksanlığı gidermek için birçok iktisatçı, para ve kredi politikasının maliye politikası ile güçlendirilmesini önermişlerdir.