Havale

Havale

Belli bir parayı, kıymetli evrakı, sayma, tartma ve benzeri yollarla ölçülebilen şeyleri bir başka kimseye iletmek üzere üçüncü bir kimseye yetki verilmesine hukuk dilinde “havale” denir. Havalede havaleyi veren, ödeyen ve alan olmak üzere üç kişi söz konusudur. Havale edilen şeyin mislen ödenebilir nitelikte olması gerekir.

Para, mevduat sertifikası, döviz, poliçe, bu tür değerlerdir. Havale, Borçlar Kanunu m. 457’de bir sözleşme tipi olarak tanımlanmış ise de, gerçekte havale vereni, a) Havale ödeyicisine havale edileni ödeme, (b) Havale alıcısına da alma konusunda verdiği çifte yetkiden söz edilebilir.

Başka bir ifade ile, havale sözleşmesi mevcut olmayı p havale etme ve havale kabul yetkileri şeklinde peşpeşe iki hukuki edim mevcuttur. Havale konusu, bir borcun ödenmesi ise, borç ancak havale ödeyicisinin yapacağı ödeme ile düşer. (BK m.458/1) Havale alıcısının havaleyi sadece kabul ettiğini bildirmesi yeterli değildir. Havale alıcısı, havaleyi kabul ettiği takdirde, havaleyi ödeyecek olana başvurmadan önce havale verenden alacağını isteyemez.

Havale veren, havaleyi kabul ettiğini ihtirazi kayıt ileri sürmeden havale alıcısına bildirdi ise, havaleyi ödemekle yükümlü havale ödeyicisinin borçlusu olur. (BK m. 459/1) Bu noktadan itibaren havale verenle alan arasındaki ilişkileri ileri sürerek ödemekten kaçınamaz; kendisi ile havale alıcısı arasındaki ilişkiler ve bizzat havalenin kendisinden doğan nedenler dolayısıyla ödemeden kaçınabilir.

Havale veren, havaleden her zaman cayabilir. Ancak, havale, havale alıcısının çıkarı ve özellikle alacağını ödemek için yapılmışsa veya ödeyici havaleyi ödemeyi kabul ettiğini bildirmişse, artık havaleden cayılamaz. (BK m. 461/2) Havale veren iflas etmişse henüz kabul edilmemiş havale hükümsüz olur. (BK m. 461/3) Havale alıcısı, havale bedelini tahsil etme yetkisini kullanmakla yükümlü değildir. Havaleyi kabul ya da reddettiğini bildirmek zorunda da değildir. Ancak, havale bir borcun ödenmesi için yapılırsa, havale alıcısı havaleyi kabul etmek istemiyorsa, borçluyu derhal haberdar etmek zorundadır.

Aksi halde borçlunun uğrayacağı zarar ve ziyandan sorumlu olur. (BK m. 458/3) Havale bedeli, havale alıcısına ödeninceye kadar havale verenin mülkiyetindedir. Bu bakımdan bir banka, havale verenden alacaklı ise ve ona karşı takas hakkı doğmuş ise, havaleyi kendi alacağı ile takas edebilir. Ancak, bankanın borçlusu, havale alıcısı ise, havaleyi ödeyinceye kadar mülkiyet havale alıcısına geçmediğinden takas hakkını kullanamaz.

Havale, niteliği gereği birçok yerde şube veya muhabirleri olan işletmelerin yapabileceği işlem türüdür; bu nedenle bankaların ve posta idarelerinin önemli bir hizmet konusudur. Havale posta idareleri tarafından yapılsa da tipik bir bankacılık işlemidir. Bankaya yatırılan belli bir meblâğ, istenilen adrese, o yerde bulunan banka şubesi vasıtasıyla havale edilebileceği gibi, aynı işlem, müşterinin bankasına vereceği talimat üzerine mevduat hesabından da yapılabilir.

Havale çeşitleri: Havaleler ödeme yapılmak üzere, havale emrinin bildirildiği şekle göre türlere ayrılır: a) Mektup havalesi; b) Telgraf havalesi; c) Telefon havalesi; d) Teleks havalesi.

Senede karşılık havale: Özellikle, borçlusu başka şehirde oturan hatır senedinin bedelinin ödenmesi için son ciranta tarafından, senedin tahsile veya teminata verildiği yerden yapılan havaledir. Damga Vergisi Kanunu’na göre havaleler 1996 yılı itibariyle 700-20 500 TL arasında damga vergisine tâbidir.

Diğer taraftan, ödünç verme işleri ile ilgili oldukları takdirde, başka bir ifade ile ödünç para verenlerden nakdi kredi kullanan kişilerin bunlara verecekleri havalelerden, Ödünç Para Verme İşleri Kanunu’na dayanan Bakanlar Kurulu kararına göre azami %4 havale komisyonu alınabilir. Bu komisyon ayrıca %15 oranında banka ve sigorta muameleleri vergisine tâbidir.

0 Yorum var ↓

Henüz bu yazı için bir yorum yapılmadı aşağıdaki formu doldurarak bu yazıya yorum bırabilirsiniz.

Yorum Bırak.