New York’tan Zürih’e mal sevkeden bir firmayı gözönüne getirelim. Mal bedeli, ihracatçıya dolarla New York’ta ödenecektir. İthalatçı firma, borcunu Zürih’teki bankasında bulundurduğu İsviçre Frangı mevduattan çekeceği para ile ödeyecektir. Ödemenin İsviçre Frangı’nın doğrudan doğruya Zürih’teki ya da New York’taki kurlara göre dolara çevrilerek gerçekleştirilmesi, iki yanlı transfer’dir. Ancak o anda Zürih bankasında yeterli dolar bulunmayabilir.
Doları bir üçüncü ülke piyasasından daha ucuza almak fırsatıyla karşılaşılabilir. Bu takdirde araya üçüncü bir ülke parası girer.
Araya giren üçüncü ülke parasının florin olduğunu kabul edelim. Zürih bankası, Amsterdam’da frank karşılığı alacağı florini dolara çevirir. İsviçre Frangı’nın Hollanda Florini’ne ve Hollanda Florini’nin Amerikan Doları’na çevrilmesiyle Zürih’ten New York’a yapılan transfer üç yanlı’dır. Transferler bazen dört yanlı ya da daha çok yanlı olabilir.
Zürih’ten Amsterdam aracılığıyla yapılan üç yanlı transfer, Hollanda para otoritesi alanında gerçekleşmiş bir kambiyo işlemidir. Mal bedelini ödeyen ve tahsil eden, Hollanda dışındaki bankalardır. Yabancıların Amsterdam kambiyo piyasasından yararlanarak yürüttükleri transfer, normal olarak Hollanda’da aracılık komisyonu kazandırır. Ancak yabancıların giriştikleri operasyonlar, Hollanda rezervlerinin çeşitli döviz türlerine bölünüş dengesini de etkileyebilir.
Örneğin zayıf bir dövizin girişine karşılık kuvvetli bir dövizin çıkmasına yol açabilir. Hollanda para otoritesi, duruma göre, yabancı iktisadi ajanların kendi egemenlik alanında kambiyo işlemi yapmalarına karşı hoşgörülü davranabilir ya da buna müdahale edebilir.