Ortak ATM´nin vatandaşa bedeli

Ekim 13th, 2009

Ortak ATM

Bankaların ortak nokta uygulaması ile 300 milyon dolar tasarraf yapacağı duyurulurken, bunun vatandaşa 2,4 milyarlık yük bindireceği bildirildi.

Tüketici Örgütleri Federasyonu (TÖF) Genel Başkanı Fuat Engin, Bankalar Arası Kart Merkezi´nin (BKM) 1 Ekim´den itibaren uygulamaya koyduğu ortak ATM uygulamasının tüketiciler açısından yeni bir haksızlığa dönüştüğünü bildirdi. Engin, “23 bin ATM´nin ortak kullanımı, bankacılık sektörü için 300 milyon dolarlık tasarruf sağlarken, fatura her zaman olduğu gibi tüketiciye kesiliyor. Başka bankaya ait ATM cihazından 10 lira çeken bir tüketici, bunun için 4-5 lira komisyon ödemek zorunda kalıyor” dedi.

HUKUK TANIMAM ANLAYIŞI

Engin, “Bu anlayış tüketiciye sormadan cebinden parasını alma anlayışıdır. Bu durum ben bildiğimi yaparım, yasa hukuk tanımam anlayışıdır” diye konuştu.

ATM´LER SÖMÜRÜ ARACI

TÖF Başkanı Engin, “Türkiye´de son 5 yılda 3.6 milyar kez ATM´de işlem yapıldığı göz önüne alındığında ve uygulamanın yürürlüğe girdiği 01.10.2009 tarihinden itibaren yapılan işlem sayısı ve her bir işlemden alınan 4-5 TL hesaplandığında ortaya çıkan haksız kazancın boyutu, ATM´lerin sömürü aracı olarak kullanıldığı gerçeğini net bir biçimde ortaya koyacaktır” dedi. TÜDEF Genel Başkanı Ali Çetin ise, bu yolla 300 milyon dolar bankaların tasarruf edeceğini ancak tüketicinin cebinden “ortak soygun parası´ olarak 2,4 milyar lira para çıkacağını öne sürdü.

ATM´ler çağın modern vurgunu

“5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu´nun 24. maddesinde konuya ilişkin hüküm açık” diyen Faut Engin sözlerini şöyle sürdürüdü: “Kart hamilinin yaptığı işlemler nedeniyle, sözleşmede yer almayan faiz, komisyon veya masraf gibi adlar altında hiçbir şekil ve surette ödeme talep edilemez ve kart hamilinin hesabından kesinti yapılamaz. Tüketici Örgütleri Federasyonu ve üye tüketici örgütlerini arayan binlerce tüketici yurttaşın uygulamaya ilişkin ortak bakış açısı ´bu durum çağımızın modern soygunudur´ ifadesidir. 4822 sayılı kanunla değişik 4077 sayılı kanunun başta amaç maddesi olmak üzere ilgili hükümleri ile 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 24. Maddesini ihlal ederek yasa hukuk tanımaz uygulamalarına devam eden bankaları uyarıyoruz.”
10 milyar liralık hukuksuzluk

TÜDEF Başkanı Ali çetin, ´ortak soygun noktalarında´ para çekme ve bakiye sormadan ücret alınmamasını isterken, tüketicileri, mecbur kalmadıkça ´ortak soygun noktalarından´ uzak durmaları konusunda uyardı. Bankaların halen yasadışı olarak tüketiciden kredi kartı aidatı olarak yılda 1,6 milyar lira, banka kartı ya da hesap işletim ücreti olarak ise 6 milyar lira ücret aldığını hatırlatan TÜDEF Başkanı Ali Çetin, ´ortak soygun´ da hesaba dahil edildiğinde, bankaların tüketiciden yasa dışı olarak aldığı paranın yılda 10 milyar liraya ulaşacağını öne sürdü. Dünyanın her tarafında kriz döneminde bankalar batarken Türkiye´de yüksek kârla elde ettiğine işaret eden Çetin, ´Bu yüksek kârın kaynağı tüketici, soygunu yapan bankalar, soyguna gözcülük eden BBDK´dır´ ifadelerini kullandı.

YENİŞAFAK

Yatırım Fonu Kurulması

Temmuz 29th, 2009

Yatırım Fonu Kurulması

Faaliyet ruhsatı alan emeklilik şirketi, ruhsat alma tarihinden itibaren 3 ay içinde katılımcıların ödedikleri katkı paylarının değerlendirilmesi amacıyla en az üç adet yatırım fonu kurmak üzere Sermaye Piyasası Kuruluna başvurmak zorundadır.

Yasanın 15 inci maddesinde emeklilik şirketi tarafından kurulacak yatırım fonu, ‘şirket tarafından emeklilik sözleşmesi çerçevesinde alman ve katılımcılar adı­na bireysel emeklilik hesaplarında izle­nen katkı paylarının, riskin dağıtılması ve İnançlı mülkiyet esaslarına göre işle­tilmesi amacıyla oluşturulan malvarlığı şeklinde tanımlanmaktadır.

Yasa hükmüne göre bir emeklilik şirketi bünyesinde en az üç yatırım fonu kurul­ması zorunluluğunun bulunması, bu fonların portföylerinin yapısı ile ilgili olarak Ser­maye Piyasası Kurulunca birtakım kayıtlar ve farklılıklar getirebileceği kanaatini ya­ratmaktadır.

Yatırım fonlarının işleyişi yönünden Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan diğer yatırım fonlarının İşlemesi arasında bir farklılık olmayacağı muhakkaktır. Emeklilik şirketinin kuracağı yatırım fonları iç tüzüğü, emeklilik şirketi, saklaydı ve fon yöneticileri arasındaki ilişkilerin düzenlen­diği bir sözleşme niteliğinde bulunmakta­dır.

Kurul tarafından, her bir fon için şirket ö-denmiş sermayesinin en az yirmide biri kadar fon tutarına isabet eden katılma pay sayısı kayda alınır. Şirketin ödenmiş sermayesinin en az tutar olan 10 trilyon lira olduğunun kabul edilmesi durumunda her bir fon için en az 500 milyar lira tutarında katılma payı kayda alınır ve fon bu miktar kadar katılma belgesini piyasaya arz eder. Katkı paylarının miktarı katılma belgesi pay sayısını ve değerini aşması durumun­da Sermaye Piyasası Kuruluna müracaatla pay sayısının artırılması talep edilir ve ek pay sayısı kayda alınır.

Yatırım fonu şirket yöneticileri dışında portföy yöneticilerince yönetilir. Ancak portföy yöneticileri şirket tarafından belir­lenmekte ve şirket ile portföy yöneticileri arasında yönetim esaslarım belirleyen “portföy yönetim sözleşmesi” düzenle­nir.

Şirket, yöneticilerin, yönetimde gerekli özen ve titizliği göstermemeleri yada fonun mali bünyesinin zayıfladığının tespit edil­mesi halinde tek yanlı olarak portföy söz­leşmesini fesh edip başka yöneticilerle sözleşme imzalayabilir.

Sistemin Denetimi

Temmuz 29th, 2009

Sistemin Denetimi

4632 sayılı kanunda yer alan bireysel emeklilik uygulamasıyla ilgili olarak emeklilik şirketleri, emeklilik yatırım fonları ve bu fonların portföylerinin Hazine Müsteşarlığı veya Sermaye Piyasa­sı Kurulu tarafından gözetimleriyle ilgili hükümlere yer verilmiştir. Anı­lan Kanun ayrıca, söz konusu ku­rumların düzenli bir şekilde dene­timlerini öngören düzenlemeler de içermektedir. Şöyle ki:

- Emeklilik şirketlerinin, 4632 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülen emeklilik faaliyetleri ile sigortacılık faaliyetleri, yılda en az bir kez Hazine Müsteşarlığı tara­fından,

- Emeklilik şirketlerinin yatı­rım fonlarının, portföy yöneticile­rinin ve saklayıcıların hesap ve işlemleri yılda en az bir kez Sermaye Piyasası Kurulu tarafından,

- Emeklilik şirketlerinin he­sap ve işlemleri, mali yönden yılda en az bir kez bağımsız denetleme kuruluşları tarafından,

- Emeklilik yatırım fonlarının hesap ve işlemleri, üçer aylık dö­nemler itibariyle bağımsız denetle­me kuruluşları tarafından denetlenecektir.

4632 sayılı Kanun, bağımsız dış denetimine ilişkin esas ve usulle­rin Müsteşarlıkça belirlenmesini ve anılan Müsteşarlığın, 1.6.1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Malî Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre denetlemeye yetkili olanlar tarafından Kurulacak bağımsız denetleme ku­ruluşlarının kuruluş şartlarını ve çalışma esaslarını Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin görüşünü alarak belirle­yerek listeler halinde yayımlaması­nı öngörmektedir.