Temmuz 20th, 2009 — Bankacılık Sözlüğü
->
Valör
Faizin başlangıç tarihidir. Bankalarda borçlu ya da alacaklı cari hesapların faizini sağlıklı biçimde hesaplayabilmek için, faizin başlangıç tarihini belirlemek amacıyla kullanılır. Paranın yatırıldığı veya çekildiği ya da hesaben herhangi bir işlemin yapıldığı tarih ile işleme konu olan meblağa faizin yürütülmeye başladığı ya da yürütülmekte olan faizin kesildiği tarih farklı olabilir. Bu yüzden faizin başlangıç tarihi olarak valör denen işlem tarihinden ayrı bir tarih daha kullanılır.
Valör yatırılan paralar için paranın bankaca fiilen tahsil edildiği tarihi izleyen ilk işgünüdür. Örneğin nakden para yatırmada paranın yatırıldığı tarihi takip eden gün, çekle para yatırmada ise çekin bankaca fiilen tahsil edildiği günü takip eden gün, çekilen paralarda ise paranın ödendiği gün valör kabul edilir.
Temmuz 20th, 2009 — Bankacılık Sözlüğü
Vadeli Mevduat
Ekonomik birimlerin oluşum halindeki ya da kesinleşmiş tasarruflarının plase edildiği mevduattır. Vadeli mevduatın birinci temel özelliği mevduat sahiplerine fa iz geliri sağlaması, ikinci özelliği ise belirli bir süre bankadan çekilememesidir. Buna rağmen teorik açıdan gerekli bir özellik niteliğindeki “vade” faktörüne pratikte her zaman dikkat edilmemiş ve bankalarca vadenin bitiminden önce hesaptan para çekilmesine izin verilmiştir.
Böyle bir uygulamanın banka sistemi ve ekonomi açısından sakıncalı olduğu, vadeli mevduatın özüyle çeliştiği, vadeli mevduatın tasarruf oluşturma karakterini zayıflattığı görülmektedir.
Sermaye, hatta faiz gelir kaybına yol açmaksızın vadeli mevduatın vadeden önce ödeme araçlarına çevrilebilmesi iktisatçıların bu mevduatı para benzeri olarak nitelendirmesine yol açmıştır. Bu nedenle, günümüzde en çok rağbet gören ve bireylerin finansal aktiflerinin yapısını şekillendiren bir unsur olarak kabul edilmektedir.
Temmuz 20th, 2009 — Bankacılık Sözlüğü
Teminat Senetleri
Bankalar, müşterilerine ticari senetler karşılığında borçlu cari hesap açabilirler. Bu maksatla teminat olarak alacakları senetlerin ticari nitelikte ve gerçek bir alışverişten doğmuş olması gerekir. Muvazaa eseri veya hatıra dayanan senetlerin terhini karşılığında açılacak borçlu cari hesap tehlike gösterebilir.
Özellikle toptancı firmalar, senetli satışları dolayısıyla müşterilerinden aldıkları bono ve poliçeleri bir bankaya rehin vererek karşılığında borçlu cari şeklinde bir hesap açtırırlar. Bu tür hesaplara “ticari senetler karşılığı borçlu cari hesap” veya kısaca “senet avans hesabı” denir.
Cari hesabın teminatını oluşturan senetlere de “teminat senetleri” adı verilmektedir. Teminat senetlerinin niteliğinden anlaşılacağı üzere, senedin mülkiyeti, hesabı açan bankaya değil, kendisine hesap açılan mudi müşteriye aittir. Banka bu senetlere “dain ve mürtehin”, yani rehnalan alacaklı sıfatıyla sahip olabilmektedir. Bununla beraber teminat kaydıyla bankaya rehnedilen ticari senetlerin, o banka tarafından rehin ve mülkiyet cirosuyla bir başkasına devrine olanak yoktur. Terhini cirolu bir senedin devri, ancak tahsil cirosu hükmündedir.
Senetler karşılığı borçlu cari hesapların teminatını genellikle emre yazılı senetler (bonolar) oluşturur. Bu senetlerin ödeme yeri şehiriçi de olur, şehirdışı da olur. Poliçeler, teminat olarak pek alınmaz. Çünkü poliçenin kabule arzı gerektiği gibi, muhatapları tarafından kabul edilip edilmeyeceği de bilinmez. Ancak muhataba ibraz edilip kabul ettirilmiş, yani kabullü bir poliçe bir bono niteliğini kazanmış sayılır ki bunlar teminata alınabilir.
Çekler de teminat olarak gösterilemez. Çünkü çekin ömrü kısadır, görüldüğünde ödenmesi şarttır. Özellikle bir çek, yalnız bankalara çekilebilir. Herhangi bir kişi üzerine çekilen çekin ticari niteliği yoktur. Havale hükmünde sayılır.
İbrazında (görüldüğünde) ödenecek poliçeler de teminat olarak kabul edilmez. Çünkü bu çeşit poliçelerin ödenme bakımından çekten farkı yoktur. Görüldüğünde derhal ödenmesi gereklidir. Şu halde teminat olarak kabul edilebilecek senetler, genel anlamda şehiriçi veya şehirdışı emre yazılı senetler veya bonolardır.