Haziran 22nd, 2009 — Bankacılık Sözlüğü
->
Taahhütleri karşılamak üzere bulundurulan nakit rezervdir. Türk bankacılık uygulamasında ankes oranı disponibilite oranından farklı anlamda kullanılmakta ve disponibilite oranından daha dar bir likidite nispetini ifade etmektedir.
Disponibilite kapsamına kasa mevcutları yanında T.C. Merkez Bankası nezdinde tutulan serbest tevdiat, Devlet İç İstikraz Tahvilleri, kullanılmamış reeskont kredileri gibi bazı aktif değerler de dahil olurken ankes durumu daha ziyade sadece banka kasasındaki nakit imkânı kapsamına almaktadır.
14.1.1970 tarih ve 1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanunu’nun 40. maddesi (6.12.1984 tarih, 3098 sayılı Kanun ile değiştirilen şekli) ile bankaların taahhütlerine karşı bulunduracakları umumi disponibilitenin nitelik ve oranının gerektiğinde T.C. Merkez Bankası tarafından tespit edilmesi kararlaştırılmıştır.
Faaliyetteki bankalar tespit edilen oranlara uymak zorundadırlar. Buna uyulmaması durumunda, T.C. Merkez Bankası, disponibilite oranını eksik tesis eden bankalara eksik tesis olunan disponibl değerler üzerinden, bu hususta belirleyeceği esas ve şartlara göre cezai faiz tahakkuk ettirir. “ltın ankesi” merkez bankalarının emisyona karşılık olarak bulundurdukları kıymetli maden rezervidir.
Haziran 22nd, 2009 — Bankacılık Sözlüğü
İngilizce’den alınmış bir kelimedir. Türkçe karşılığı “kabul”dür. Akseptans işlemlerine tacirler arasındaki ilişkilerde ve bankacılıkta rastlanır.
Bir poliçe, muhatap durumundaki tacir tarafından kabul edilip bu kayıt konulup imzalandığı takdirde, daha kolay ve uygun şartlarla iskonto ettirilebilir.
Bankalar da, poliçeleri kabul ederek gereğinde borçlunun yerine ödeme yapmayı taahhüt edebilirler. Banka tarafından kabul edilmiş bir poliçe, birinci derecede sağlamlıktadır.
Aksepstans işlemlerine en fazla dış ticarette ve uluslararası mali ilişkilerde başvurulmaktadır. Dış pazarlarda poliçe keşide eden firmalara dair tam bilgi sahibi olmayan ya da dışardaki alacakları kovalamak güçlüğünü hesaba katan satıcılara, bir banka imzası gerekli güveni sağlamaktadır.
İç ya da dış pazarlarla ilgili işlemlerde, bir bankanın poliçeyi kabul etmesi, imzasıyla itibar sağlama niteliğindedir. Bir bankanın kabul ettiği poliçe, genellikle diğer bir müesseseye zorluk çekilmeksizin sunulabilir.
Geçmiş yüzyıllarda ilk akseptans işlemleri, iskonto işlemlerine öncülük yapmıştır. Tecrübeler, itibarlı bir imzanın senetlere daha kolay ve ucuz şartlarla paraya çevrilme imkânı hazırladığını öğretmiştir.
1914′e kadar Londra’da Accepting House denilen ve bu tip işlemlerde uzmanlaşmış bulunan bankalar yoğun bir faaliyet göstermekteydiler. Günümüzde, her yerde bankalar menfaat gördükçe poliçeleri kabul ederek muhatap yerine geçmektediler.
Haziran 22nd, 2009 — Bankacılık Sözlüğü
Faiz hesaplanmasında kullanılan ve faize esas olacak para miktarı ile gün sayısının çarpılmasından elde edilen rakam.
Ticari yaşamda işletmeler arası ilişkilerde ve bankacılık işlemlerinde faizin genellikle kategorik işlem türlerine göre, aynı faiz oranlarıyla hesaplandığı gözlenmektedir.
Bu nedenle faizin hesaplanmasını kolaylaştırmak için faiz formülü değişen ve değişmeyen unsurları içermek üzere iki bölüme ayrılabilir.
Faiz formülü şöyledir:
Faiz = (Ana Para x Gün Faiz Oranı) / (100 x Gün Sayısı (360 veya 365)
Bu formülü şu şekilde ikiye bölebiliriz:
Faiz = [(Ana Para x Gün ) / 100] [Faiz Oranı / (360 veya 365)]
İşte bu formülün “Ana Para x Gün: 100″den oluşan birinci kısmına adat, “Faiz Oranı/360 veya 365″den oluşan ikinci kısmına sabit çarpan adı verilmektedir.
Sabit çarpanın bulunmasında genellikle alacaklı hesaplarda 365, borçlu hesaplarda 360 rakamı esas alınmaktadır. Sabit çarpan rakamları önceden belirli olduğundan, adatın bulunması ve sabit çarpanla çarpılmasıyla faiz miktarı oldukça kolay bir şekilde hesaplanabilmektedir.