Haziran 24th, 2009 — Bankacılık Sözlüğü
->
Dublür
Otomasyona geçilmeden önce, bankalarda tasarruf hesaplarıyla alacaklı ve borçlu cari hesapları, ilgili aktif servislerin yanı sıra muhasebe servisi de tutardı. Başka bir deyişle, işlemlerin çift kayıt olarak yazılması usuldendi.
Muhasebede tutulan bu tür defter ve kayıtlara “dublür” denilirdi. Dublür tutmaktan amaç, servisteki kayıtlarla mutabakat (uygunluk) sağlamak, denetim kurmak, faiz ve masrafların hesaplanması, hesaplara işlenmesi, ekstre çıkarılıp gönderilmesi gibi işleri muhasebeye yaptırmaktı. Muhasebe servisinde dublürü tutan elemana “dublör” denilirdi.
Modern bankacılıkta bu yöntem artık bırakılmış olup, günümüzde işlemler bilgisayarlar tarafından yapılmaktadır.
Haziran 24th, 2009 — Bankacılık Sözlüğü
Döviz Tevdiat Hesabı
Yurt içinde veya yurt dışında ikamet eden gerçek ve tüzel kişiler adına, Türkiye’ye getirilmesi zorunlu olmayan konvertibl döviz cinsinden, yetkili bankalarda açılan vadeli veya vadesiz hesaplardır.
Bu hesaplar TL mevduat hesapları gibi çeşitli yasal karşılıklar ayrılarak değişik vadeler ve faiz oranları üzerinden açılırlar. Vade sonunda, faiz ve anapara ödemesi alınan döviz üzerinden yapılmaktadır.
KREDİ MEKTUPLU DÖVİZ TEVDİAT HESABI (KMDTH)
15 Ağustos 1989 tarih ve 20253 sayılı Resmi Gazetede TCMB tarafından yayımlanan bir genelge ile “Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesabı Açılması” konusu düzenlenmiştir. KMDTH konusundaki en son TCMB genelgesi 25 Haziran 1993 tarih ve 21618 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
Bu genelgeye göre; KMDTH, TCMB’ce geliştirilen sisteme göre işleyen, Almanya’da Dresdner Bank ve Bremer Bank’ın, Hollanda’da Algemeine Bank Nederland N.V.- Amsterdam Rotterdam Bank N.V.’nin şubeleri ile Türkiye’de Merkez Bankası şubelerinden para yatırma ve çekme imkanını, yurt içi ve yurt dışındaki bankalar ile yurt dışındaki posta idareleri vasıtası ile de sadece para yatırma imkanı sağlayan bir döviz hesabıdır. KMDTH tek veya müşterek hesap olarak açtırılabilir. Kredi Mektubu, üzerinde yazılı miktara kadar dövizin Türkiye’de veya yurt dışında ilgilisine ödenebilmesini sağlayan bir tür hesap cüzdanıdır.
KMDTH açılabilen yabancı paralar ABD Doları, Alman Markı, Fransız Frangı, Hollanda Florini ve İsviçre Frangı’dır. Bu hesaplar bir veya iki yıl vadeli olarak açılabilmektedir. KMDTH açtırabilecek kişiler, açılabilecek hesapların asgari miktarları, bu hesaplara uygulanacak faiz oranları konusundaki düzenle-meler TCMB tarafından yayınlanan genelgeler ile düzenlenmektedir.
Haziran 24th, 2009 — Bankacılık Sözlüğü
Döviz Mevduatı
a) Mevduat, dövizle açtırılabilir ve hesabı döviz olarak tutulur. Örneğin, 1 milyon sterlin mevduat hesabı açtıran mudi, ana para ve faizi yine sterlin olarak çekebilir.
Dolar, mark veya ülke parası ile çekmek isterse, ayrıca bir transfer operasyonu yapılır. Mevduata sterlin piyasası faizi ödenir. Dövizle açtırılmış ve hesabı döviz olarak tutulan mevduat, banka iç piyasada döviz satışı yapmadıkça, parasal tabana, dolayısıyla para arzına yansımaz.
b) Gevşek kambiyo kontrolü uygulayan para rejimlerinde, otoritelerin koydukları esaslar çerçevesinde “konvertibl mevduat hesapları” açtırılabilir.
Konvertibl mevduat hesabı, memleket parasıyla yürütülür. Ancak bu hesap, dövize çevrilebilir mevduattır. Mevduat sahibi, vade tamamlanınca parasını döviz olarak yine ülke dışına çıkartabilir.
Konvertibl mevduatın sahibine sağladığı menfaat, fa iz farkıdır. Güçlü para az faiz, zayıf para yüksek faiz getirir. Fon sahibi, yüksek faizi kambiyo riskine tercih ederek konvertibl mevduat açtırabilir. Konvertibl mevduat parasal tabana yansır. Enflasyonist baskı vardır.
c) Konvertibl mevuduat ya da dövize çevrilebilir mevduat “kur garantili” olabilir. Döviz darlığı çeken ülkelere mevduat plasmanı yapanlar, para değerinin düşmesine karşı bir garanti isteyebilirler.
Ayrıca, normal faize spread denilen bir zam da yaptırabilirler. Mevduat sahibi açısından, kur garantili mevduat ile normal döviz mevduatı arasındaki tek fark, faizin yüksekliğidir.
Borç alan ülkede mevduat iki sonuç doğurabilir: Birinci sonuç, amortisör fonksiyonu görecek bir denkleştirme oranı yoksa, gelen dövizin parasal tabanı ve para arzını etkilemesidir. İkinci sonuç, para değerden düşünce, borç miktarının kabarmasıdır. Borç miktarının artması ek enflasyon şoku yaratabilir. 1984 yılından itibaren Türkiye’de dövizle hesap açtırmak, Türk Parasını Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklikle (30 sayılı karar ile) mümkün kılınmıştır.