Temmuz 2nd, 2009 — Bankacılık Sözlüğü
->
Investment Bank
Investment bank’ın Türk dilindeki karşılığı yatırım bankasıdır. Investment bank, Amerika Birleşik Devletleri’nde bu ad altında geliştirilmiş bir mali aracı tipidir. İngiltere’de benzer işlevleri olan aracılara merchant bank veya issuing house denilmektedir.
Investment bank’ların faaliyeti şöyle özetlenebilir: a) Brokerage house denilen borsa komisyoncusu firmaları aracılığıyla menkul değerler alım ve satımı yapmak; b) Yatırım kumpanyalarının çıkardıkları tahvillerin finansmanı ve pazarlanması; c) Müşterilerinin menkul değerler portföyünü yönetmek; d) Özel şirketlerin ve kamu sektörü organlarının çıkardıkları menkul değerlerin piyasaya sürümünü garanti etmek; satılmayan kısmını üstlenmek. Bazen emisyonun tümünü kapatarak, piyasaya fırsatları kollayarak “paketler” halinde arzetmek.
Hisse senetlerinin nominal değeri 50 dolar ve borsa kuru 40 dolar olan bir şirketi göz önüne getirelim. Şirketin yeni fon kaynaklarına ihtiyacı olduğunu varsayalım. Şirket yöneticileri, piyasaya bir investment bank aracılığıyla menkul değerler arzetmeyi kararlaştırabilirler.
Piyasaya arzedilen menkul değerlerin hepsi aynı güvenlik derecesinde değildir. Aralarında blue sky projelerine, watered capital durumlarına, share-pushing taktikleriyle sürümü sağlananlara rastlanabilir. ”Bulutsuz, göz okşayıcı ve bomboş gökler gibi” havaî projelere blue sky adı verilmektedir. Watered capital yahut “sulandırılmış sermaye”, aktifin kâğıt üzerinde şişirilerek, çıkartılan yeni pay senetlerine gerçek değerleri üstünde fiyat konulması dır. Share-pushing, 1981 ve 1982 Türkiye bankerler olayında da görüldüğü gibi, aldatıcı ve zorlayıcı telkin ve baskılarla menkul değerler sürümünün gerçekleştirilmesidir. Halkın tanıdığı ve güvendiği bir investment bank aracılığıyla menkul değerlerin satışa arz edilmesi, bu tür istismarlara karşı bir garanti sayılmaktadır.
İnvestment bank, piyasaya menkul değer ihraç etmek üzere başvuran şirketin durumunu inceler. Feasibility (fizibilite) araştırmalarının sonucu olumlu ise, aracılığı kabul eder.
Aracılık edeceği emisyon tipini seçen, genellikle in vestment bank’tır. Piyasa koşullarına göre pay senedi, tahvil, endeksli tahvil veya pay senedine çevrilebilir tahvil çıkartılmasını şirkete önerebilir.
Emisyon tipi saptandıktan sonra kararlaştırılması gereken önemli bir husus, satılacak menkul değerin fiyatıdır. Halka arzedilecek menkul değerin pay senedi olduğunu varsayalım. Hisse senedi fiyatı yüksek tutulursa, satılamamak tehlikesi olabilir. Düşük tutulduğunda, şirket zarara uğrar, prestij kaybı olabilir ve öbür ortakların tepkileriyle karşılaşılabilir. Investment bank, şirket yöneticileriyle işbirliği halinde, koşullara en uygun emisyon fiyatını hesaplar ve satılamayan bakiyeyi ileride pazarlamak üzere bu fiyat altında satın almayı taahhüt eder.
Satışa arzedilecek pay senetleri veya tahviller büyük bir miktarda ise, birkaç investment bank bir araya gelerek bir sendika kurarlar ve kazanç ile riski paylaşırlar.
İnvestment bank, aynı zamanda izahname yahut prospectus’ün hazırlanmasında şirket ile işbirliği yapar. Emisyona aracılık eden investment bank’ın itibarı, resmi makamlardan alınacak müsaadenin formalitelerini kolaylaştırmaya da yararlı olabilir.
Investment bank’lar, tasarruf sahipleri ile sermaye piyasası arasında bir köprü hizmeti görürler. Ödünç verilebilir fonların yatırım alanlarına akışını geliştirirler ve düzenlerler. Çalışma sistemleri son derece dinamik ve esnektir.
Temmuz 2nd, 2009 — Bankacılık Sözlüğü
Havale
Belli bir parayı, kıymetli evrakı, sayma, tartma ve benzeri yollarla ölçülebilen şeyleri bir başka kimseye iletmek üzere üçüncü bir kimseye yetki verilmesine hukuk dilinde “havale” denir. Havalede havaleyi veren, ödeyen ve alan olmak üzere üç kişi söz konusudur. Havale edilen şeyin mislen ödenebilir nitelikte olması gerekir.
Para, mevduat sertifikası, döviz, poliçe, bu tür değerlerdir. Havale, Borçlar Kanunu m. 457’de bir sözleşme tipi olarak tanımlanmış ise de, gerçekte havale vereni, a) Havale ödeyicisine havale edileni ödeme, (b) Havale alıcısına da alma konusunda verdiği çifte yetkiden söz edilebilir.
Başka bir ifade ile, havale sözleşmesi mevcut olmayı p havale etme ve havale kabul yetkileri şeklinde peşpeşe iki hukuki edim mevcuttur. Havale konusu, bir borcun ödenmesi ise, borç ancak havale ödeyicisinin yapacağı ödeme ile düşer. (BK m.458/1) Havale alıcısının havaleyi sadece kabul ettiğini bildirmesi yeterli değildir. Havale alıcısı, havaleyi kabul ettiği takdirde, havaleyi ödeyecek olana başvurmadan önce havale verenden alacağını isteyemez.
Havale veren, havaleyi kabul ettiğini ihtirazi kayıt ileri sürmeden havale alıcısına bildirdi ise, havaleyi ödemekle yükümlü havale ödeyicisinin borçlusu olur. (BK m. 459/1) Bu noktadan itibaren havale verenle alan arasındaki ilişkileri ileri sürerek ödemekten kaçınamaz; kendisi ile havale alıcısı arasındaki ilişkiler ve bizzat havalenin kendisinden doğan nedenler dolayısıyla ödemeden kaçınabilir.
Havale veren, havaleden her zaman cayabilir. Ancak, havale, havale alıcısının çıkarı ve özellikle alacağını ödemek için yapılmışsa veya ödeyici havaleyi ödemeyi kabul ettiğini bildirmişse, artık havaleden cayılamaz. (BK m. 461/2) Havale veren iflas etmişse henüz kabul edilmemiş havale hükümsüz olur. (BK m. 461/3) Havale alıcısı, havale bedelini tahsil etme yetkisini kullanmakla yükümlü değildir. Havaleyi kabul ya da reddettiğini bildirmek zorunda da değildir. Ancak, havale bir borcun ödenmesi için yapılırsa, havale alıcısı havaleyi kabul etmek istemiyorsa, borçluyu derhal haberdar etmek zorundadır.
Aksi halde borçlunun uğrayacağı zarar ve ziyandan sorumlu olur. (BK m. 458/3) Havale bedeli, havale alıcısına ödeninceye kadar havale verenin mülkiyetindedir. Bu bakımdan bir banka, havale verenden alacaklı ise ve ona karşı takas hakkı doğmuş ise, havaleyi kendi alacağı ile takas edebilir. Ancak, bankanın borçlusu, havale alıcısı ise, havaleyi ödeyinceye kadar mülkiyet havale alıcısına geçmediğinden takas hakkını kullanamaz.
Havale, niteliği gereği birçok yerde şube veya muhabirleri olan işletmelerin yapabileceği işlem türüdür; bu nedenle bankaların ve posta idarelerinin önemli bir hizmet konusudur. Havale posta idareleri tarafından yapılsa da tipik bir bankacılık işlemidir. Bankaya yatırılan belli bir meblâğ, istenilen adrese, o yerde bulunan banka şubesi vasıtasıyla havale edilebileceği gibi, aynı işlem, müşterinin bankasına vereceği talimat üzerine mevduat hesabından da yapılabilir.
Havale çeşitleri: Havaleler ödeme yapılmak üzere, havale emrinin bildirildiği şekle göre türlere ayrılır: a) Mektup havalesi; b) Telgraf havalesi; c) Telefon havalesi; d) Teleks havalesi.
Senede karşılık havale: Özellikle, borçlusu başka şehirde oturan hatır senedinin bedelinin ödenmesi için son ciranta tarafından, senedin tahsile veya teminata verildiği yerden yapılan havaledir. Damga Vergisi Kanunu’na göre havaleler 1996 yılı itibariyle 700-20 500 TL arasında damga vergisine tâbidir.
Diğer taraftan, ödünç verme işleri ile ilgili oldukları takdirde, başka bir ifade ile ödünç para verenlerden nakdi kredi kullanan kişilerin bunlara verecekleri havalelerden, Ödünç Para Verme İşleri Kanunu’na dayanan Bakanlar Kurulu kararına göre azami %4 havale komisyonu alınabilir. Bu komisyon ayrıca %15 oranında banka ve sigorta muameleleri vergisine tâbidir.
Temmuz 2nd, 2009 — Bankacılık Sözlüğü
Kontrgaranti
Peşin mal gönderilmesi durumunda, malın teslim ve sevk edilmemesi halinde ödenen bedelinin (kanuni faizleri ve satış akdinin yerine getirilmemesinden doğan tazminat borcu ile birlikte), havalenin yapıldığı döviz cinsi üzerinden derhal yurda iade edileceğini bildiren ve satıcının ülkesindeki güvenilir bir bankanın taahhüdünü içeren karşı güvencedir. Bankacılıkta, verilen teminat mektubu nedeniyle lehdardan alınan taahhütnameye “kontrgaranti” denilir.