Ana Sayfa > Bankacılık Pazarlama'

Müşteri Tipleri

Temmuz 28th, 2009

Müşteri Tipleri

Mevcut Müşteriler:

Mevcut müşteriler halihazırda banka ile ilişkilerini sürdüren kişilerdir. Bankacıların bu grubu bankalarına bağlamak, bağımlı müşteri haline getirmek için çaba harcamaları gerekir. Hem mevcut hem de gelecekte ortaya çıkabilecek ihtiyaçlarını belirleyip, tatmin yollarını aramalıdırlar.

Bankalarda üretim ve satış aynı anda yapıldığından, hizmetlerin kontrol edilip devreden çıkarılması güçtür. Bu sebeple müşteri – personel ilişkilerine önem verilmesi ve hizmetlerdeki verimliliğin arttırılmasına gayret edilmesi gerekir.

Potansiyel Müşteriler:

Bunlar, gelecekte bankanın hizmetlerini satın alması beklenen müşterilerdir. Potansiyel müşterilerin kim olduğunu belirlemek, onları fiili müşterilere dönüştürme yolunda ilk adımdır.

Daha sonra bu müşteri gruplarının istek ve ihtiyaçlarına uygun yeni hizmet sunumu, mevcut müşterilerin olumlu düşünceleri (bu grupları etkileme açısından) yeni şubelerin açılması, özellikle referans gruplarının banka hakkındaki konuşmaları yeni müşterilerin kazanılmasında önemli faktörlerden bir kaçıdır.

Kaybedilmiş Müşteriler:

Kayıp müşterilerin kimliğini tespit etmek zordur. Bu tip müşterilerin tatminsizliklerinin ne yönde olduğunu belirlemek için yapılması gerek şey pazar araştırması yapmaktır. Böylece kayıp müşterilerin ayrılış sebepleri tespit edilip; gerekli önlemler alınabilir. Çünkü kayıp müşteri, bankanın piyasada sağladığı avantajları kayıp etmesi anlamına gelir.

Kaybedilen müşterilere ilişkin değerlendirilmelerin yapılması, eksiklikleri göstererek, uyarı niteliği taşıyacaktır. Potansiyel ya da kaybedilmiş müşterilerin öneminin mevcut müşteriler kadar olduğunu unutmamalıdır.

Farklı Müşteri Tipleri

Temmuz 28th, 2009

Farklı Müşteri Tipleri

Bankaların müşterilerine karşı güçlü Pazar pozisyonu ortamını hazırlamaları büyük önem taşır. Genel olarak aşağıda sıralanan üç durum, bankacılıktaki serbest rekabet pazarı bakımından da olumsuz ortam verileri olarak görülürler:

1. Pazarın saydam olmayışı: Bir finansal pazarın koşulları müşteri tarafından kolayca saptanamıyor ve Pazar öğeleri arasında yapılacak karşılaştırmaları güçleştiriyorsa, bankaların çeşitli hizmet demet ve önerileri konusunda yeterince ve kolaylıkla bilgi derlenemiyorsa, bunlar, söz konusu pazarın saydam olmadığının kanıtı olurlar. Müşteri, bankanın aksine Pazar analizi yapacak durumda değildirler.

2. Finansal pazarın oligopol yapıda oluşu : Müşterinin karşısına, sayısız banka seçenekleri değil de, Pazar politikasıyla ilgili karar ve tutumlarında büyük benzerlikler gösteren sadece birkaç büyük banka çıkıyorsa, burada oligopol yapı egemen demektir.

3. Müşterilerin rasyonel davranışlara yatkın olmayışı: Tüketici kitle bankayla ilişkilerinde açık hedefler saptayamıyorsa, ya da değişen Pazar koşulları karşısındaki tepki ve uyum davranışları süratli değilse, o yörede müşteri kitlesinin rasyonel davranış eksikleri var demektir.

MÜŞTERİYE KARŞI DOĞRU DAVRANIŞ KOŞULLARI

Müşterinin bankayla ilgili karar ve davranışları her zaman mantığa dayanmayabilir. Bu tür ilişkilerde de ‘’duygu’’nun akla baskın gelmesi nedretten değildir. Önce müşteri bankalar arasında açıkça karşılaştırma olanaklarından yoksundur. İşte asıl bu yüzdendir ki, banka müşterisine karşı öncelikle sevecenlik (sempati) ve güven uyandırmak zorundadır. Banka, çalışanları aracılığıyla, müşterileriyle bilinçli olarak duygusal ortam ve bağ kurma çabasında olacaktır.

Müşteriye güven ve duygusal bağ kurmanın yolları bellidir:

1) Banka bunu önce çalışanın müşteriler üzerinde bırakacağı izlenimle sağlayacaktır. Çalışanın müşteride bırakacağı iyi izlenimler:

a) Çalışanın giyimi
b) Çalışanın tutum ve davranışları
c) Çalışanın konuşma ve kullandığı dil
d) Mimik ve jestler

yoluyla bu işletim ve hedef gerçekleştirilecektir. Çalışan bu yüküm ve görevinin bilinci içinde olmak, kendisi o yolda eğitmek durumundadır. Bunun koşulu, kuşkusuz etki yöntemleriyle ilgili bilgilere sahip olmadan ve bunlara karşı müşterini tepkilerini isabetlice kestirebilmekten geçer. Bu çerçevede önem taşıyan üç tutum ve davranış şunlardır:

a) Konuşulan dilin ifade biçimi: Banka çalışanı; açık, belirgin ve anlatıcı konuşmak zorundadır. Hatta bu konuda gerekiyorsa, şive olarak müşterininkine uymanın da bir sakıncası bulunmayacaktır.

b) Yüzün ifade biçimi: Bir müşteriyle hiçbir zaman çatık kaşlarla, keyifsiz sabah kayıtsızlığı içinde konuşulmaz. Konuşan müşteriye bakmak ve dostça yakınlık telkin etmek durumundadır.

c) Tutum ve davranış: Her iyi satıcı gibi banka memuru da müşteriye aktif olarak etkili olmalıdır. Bu aktivite, zaten davranışlar ve hareketlerindeki dinamizmde de ifadesini bulmak zorundadır. Ağır davranışı, tembelliği, yarı uyur bir tutumu müşteri derhal olumsuz etki olarak algılayacaktır.

2) Uyuma hazır olma: Banka Müşterisi, verilen hizmet kendisine özgü olmasına bekleme hakkına sahiptir. Bu yeteneği kazanmak için, banka memurunun müşteriyi iyi tanıması ve yapısını kavraması gerekecektir. Yani burada birazda ‘’insan sarraflığı’’ aranmaktadır. Banka memuru, daha sonra müşteriye uymağa hazır olmak ve belirli uyum kurallarını uygulama yeteneğine sahip olmak durumundadır. Böyle bir uyumun özellikle önem taşıdığı müşteriler için aşağıdaki genel yönlenme ilkeleri gözetilebilir:

3) Düşünce ve davranış biçimindeki değişiklikler: İnsanlar ve onlara etki biçimleri izlenecek olursa, müşteriye doğru tahmin etme ve tanıma yeteneğinin öğrenmeyle edinilebileceği görülecektir. Aslında sadece bu bilgileri edinmiş olmak yeterli değildir; bundan başka müşteriye uymaya ve ona yardımcı olmağa içten hazır olmadıkça bu tür bilgilerden bir sonuç alınmayacaktır. Müşteriyi umursamayan bir banka memuru, iyi bir insan sarrafı olsa bile müşteri ilişkilerinde uygun ton ve davranışı yakalayamayacaktır.

Aslında çalışanın müşteriye karşı iç tutumunun durumu, onun kendi işletmesine karşı iç duygusunu da yansıtır. Bunu etkileyen pek çok faktörler vardır, fakat bunların yönlendirilme imkânları da vardır. Burada önem taşıyan konu; çalışanın hedefle ilgili ve başarıya ulşma konusundaki açık düşünceleridir.

Bankacılıkta Ürün

Temmuz 28th, 2009

Bankacılıkta Ürün

Ürün veya hizmetler bir işletmenin varlığının temel dayanağını oluşturur. Bunlar pazarlama programının da temelidir. Bankacılıkta başlangıçta ürün- hizmet kavramı, sadece para transferi olarak görülmüştür. Pazarlama yönetimi anlayışı, bankacılıkta benimsendikten sonra hizmet kavramının da değeri artmıştır. Özellikle pazarda müşterilerin değişen ihtiyaçları, paranın transfer kavramının yerini mali hizmetler kavramına bırakmasına sebep olmuştur.

Rakip finansal kurumlar tarafından sunulan hizmetler arasında benzerlik olduğu bilinmektedir. Bu gerçekten hareketle, hedeflenen müşteri kitlesinin dikkatini çekebilecek, “diğerlerinden farklı” imajını yaratabilecek hizmet paketinin sunulması başarılı pazarlamacılıkta önemli bir unsur olmaktadır. Bunun için de zamanla bankalar, geleneksel olarak tasarruf toplayıp, borç olarak dağıtma hizmeti yanında yeni bir takım hizmetleri de geliştirmişlerdir.

Bu hizmetler arasında, hem özel hem de ticari müşterileri cezbeden güvenli kambiyo hizmetleri alternatif yollar arayan müşterilerin değişik istek ve ihtiyaçlarına göre geliştirilmiştir. Bunu yanı sıra finansal kiralama, ihracat finansmanı, forfaiting (dış satım finansman tekniği), birkaç bankanın bir araya gelip bir proje için kredi vermesi (syndicated loans) vb. hizmetler, müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak için geliştirilen faaliyetlerdir. Ayrıca finansal danışmanlık hizmetlerine olan ihtiyaç ise bilgisayar sistemleri teknolojisinin, elektronik nakit yönetiminin ve yönetimsel hizmetlerin geliştirilmesine sebep olmuştur.

Diğer taraftan müşterinin korunması da hizmet geliştirmede önemli unsurlardan biri olmuştur. Bu durum, sosyal hedefe yönelik hizmetlerin gelişimine sebep olmuştur. Çünkü bilindiği üzere sosyal hedefler bankaların toplum üzerinde olumlu imaj yaratmalarında etkili olurlar. Bu düşünce ile hizmetlerini geliştiren bankalara örnek olarak, Ulusal Westminister ve Gallation National Bankalarını verebiliriz. Westminister Bankası, becerisi olmayan kişiler için uzman veznedar, Gallation National Bankası ise körler için geliştirilmiş özel konuşan makinalar, sağırlar için ise iletişimi sağlayan eğitilmiş personel kullanmıştır.

Bankaların yeni hizmet arayışına girmelerinin sebeplerinden biri de rekabettir. Çünkü bugün piyasa sistemi içerisinde bankalarla aynı hizmeti veren bankerler, sigorta şirketleri, mali danışmanlık kuruluşları mevcuttur. Hayatta kalmaları için kendilerini yenilemek, farklı ürün ve hizmet sunmak mecburiyetleri vardır.