Yatırım Bankaları

Temmuz 22nd, 2009

Yatırım Bankaları

Sanayinin finansmanında önemli rol oynayan yatırım bankaları sanayi kuruluşlarının uzun vadeli kredi ihtiyacını karşılamaktadır. Sermaye piyasasının açık piyasa işlemleri grubunda faaliyette bulunmak suretiyle, şirket ve kurumlar ile hükümet kuruluşlarının hisse senetlerini, bono, tahvil ve diğer sermaye senetlerini fazla paraları için yatırım alanı arayan halka dağıtır ve böylece uzun vadeli fonlar temin ederler.

Öte yandan, daha önce piyasaya çıkarılmış menkul kıymetlerin yatırım yapmak isteyenler arasında dağılmasını sağlayan kurumlar olmak sıfatıyla da, borsa acentaları ve menkul kıymet borsalarıyla aynı gruba girerler.

Genellikle mevduat kabul etmeyen yatırım bankaları, öz sermayesi dışında ek kaynak derleyecekleri zaman, çoğunlukla menkul kıymet çıkarırlar. Devletçe ya da ticaret bankalarınca veya ortaklaşa derlenen fonların yanı sıra, uluslararası finansman kuruluşlarından sağlanan krediler de önemli kaynaklarından birini oluşturur. Bütün sınırlı olanaklara rağmen, yatırım bankaları kâr sağlayabilmekte ve kısa sürede temettü dağıtacak duruma gelebilmektedir.

Yatırım bankaları, hemen hemen bütün ülkelerde benzer işlevler yapsalar dahi, her ülkenin yatırım bankacı lığı mekanizması sermaye piyasasının koşullarına, sosyal ve hukuksal gelişimine, uzun vadeli kredi arayanların ihtiyaçlarının çeşidine göre farklı şekiller arz etmektedir.

Özellikle de sermaye piyasasının varlığına, ülkenin gelişmişlik düzeyine göre bankanın işlevleri farklılaşma göstermektedir. En önemli farklılık da gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler ayırımında kendini göstermektedir. Gelişmiş ülkelerde yatırım bankalarının işlevleri şu şekilde özetlenebilir:

• Sermaye piyasasından sağlanan tasarrufların iş sektörünün çıkaracağı menkul kıymetlere kanalize edilmesi

• Ekonomide mevcut servetin mülkiyetinin transferini sağlamak

• Mevcut menkul kıymetlerin ikamesini sağlamak

• Halka servetlerini nasıl işletmek, tasarruflarını hangi tür sanayi ve girişimlere yönlendirmek gerektiği hususunda rehberlik yapmak

• Menkul kıymetlerin yönetimi

Gelişmekte olan ekonomilerde sermaye piyasası tam olarak oluşmadığından, iş sektörü yatırım için gerekli kaynakları bulmakta daima güçlük çekmektedir. Bu ekonomilerde sermaye birikiminin az olmasının ve toplanan tasarrufların sanayi sektörüne kanalize edilememesinin başlıca nedenleri şunlardır:

• Ticaret sektörünün sanayi sektörü aleyhine gelişmiş olması
• Girişimcilik ruhunun gelişmemiş olması
• Teknik ve yönetsel bilgi eksikliği

Bu eksiklikleri gidermek amacıyla birçok gelişmekte olan ülkede kalkınma bankaları kurulmuştur. Yatırım bankalarınca uygulanan faizler de ülkeden ülkeye değişmektedir. Genellikle bu oranlar %2,5 ile %16 arasındadır. Bu bankaların bir kısmı yalnız kamu sektörü yatırımlarını, diğer bir kısmı ise her iki sektörün de yatırımlarını finanse etmektedir.

Yatırım bankalarının büyük bir kısmı uzun vadeli yatırım kredisine ek olarak, finanse ettikleri işletmelerin sermayelerine de katılmaktadır. Hatta bazı hallerde bizzat işletmecilik yapmaktadır.

Ticari Bankalar

Temmuz 22nd, 2009

Ticari Bankalar

Faaliyetleri incelendiğinde ticari bankaların gerek işlem hacmi, gerekse varlıklar bakımından bankacılık sektöründe oldukça büyük bir pay sahibi oldukları görülmektedir.

Fon fazlası olan kişi ve kuruluşlarla, fon talep edenler arasında köprü görevinde bulunan ticari bankaların temel özellikleri kaydi para yaratma gücüne sahip olmalarıdır. Ticari bankalar, sermaye yapıları itibariyle kamu, özel ve yabancı olarak sınıflandırılmaktadır.

Milli Banka

Temmuz 22nd, 2009

Milli Banka

Literatürde, sermayesi ve yönetim kurulu, bulunduğu ülkenin vatandaşlarına ait olan bankalara milli banka denilmektedir. Türk banka hukukunda, çeşitli yasalar uygulaması bakımından, “milli banka”nın tanımı yapılmıştır. Bu tanım ilk olarak 1715 sayılı eski T.C. Merkez Bankası Kanunu’nda yer almış, daha sonra Bankalar Kanunları’na aktarılmıştır. Yürürlükten kalkan 7129 sayılı Bankalar Kanunu’nda, “Türk yasalarına göre kurulmuş, sermayesinin çoğunluğuyla yönetim ve denetimi Türklere ait olan bankalara milli banka denir (m. 2),” tanımına karşın, 25.4.1985 tarih ve 3182 sayılı yeni Bankalar Kanunu’nda böyle bir tanıma yer verilmemiştir.

Bu tanım çerçevesinde, uyrukluk açısından, Türkiye’de etkinlik gösteren bankalar, üç gruba ayrılabilir:

a) Milli bankalar,
b) Türkiye’de şube açan yabancı bankalar,
c) Türk yasalarına göre kurulmasına karşın, sermayesinin çoğunluğu ya da yönetim ve denetimi Türkler’in elinde bulunmadığından, milli banka olarak nitelendirilemeyen Türkiye’de kurulmuş yabancı bankalar.