Bankalar Kanunu
Türkiye’de kurulmuş ve kurulacak bankalarla yabancı ülkelerde kurulmuş olup da Türkiye’de şube açmak yoluyla faaliyette bulunan ya da bundan sonra Türkiye’de şube açarak faaliyete geçecek olan bankalar, 25.4.1985 tarih ve 3182 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine tâbidirler.
Bankalar Kanunu, 2.5.1985 tarih ve 18742 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiş ve o tarihe kadar yürürlükte bulunan 7129 sayılı Bankalar Kanunu ile ek ve tadillerini yürürlükten kaldırmıştır. 3182 sayılı Bankalar Kanunu, 3991 sayılı Yetki Kanunu’na dayanılarak Bakanlar Kurulu tarafından 16.6.1994 tarih ve 538 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile önemli ölçüde değişikliğe uğramıştır.
Buna karşılık, 3991 sayılı çerçeve yasa, Anayasa Mahkemesi’nin Esas: 1994/68, Karar no: 1994/80 sayı ve 29.11.1994 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. Gerekçeli karar, 10.2.1995 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmakla birlikte, KHK/538′in iptali yönünde Anayasa Mahkemesi’ne başvuru olmadığından ve yasal başvuru süresi (60 gün) olduğundan, anılan yasayla gerçekleştirilen değişiklikler geçerlidir.
Bankalar Yeminli Murakıplığı Bankalar Kanunu ile diğer kanunların bankalarla ilgili hükümlerinin uygulanmasını ve her türlü bankacılık işlemlerinin denetimiyle, bankaların varlıkları, alacakları, öz kaynakları, borçları, kâr ve zarar hesapları arasındaki ilgi ve dengelerin ve mali bünyeyi etkileyen tüm öğelerin tespit ve tahliliyle uğraşan, banka, para ve kredi sorunlarıyla Maliye Bakanı tarafından verilecek mali, iktisadi ve sair konularda her türlü inceleme ve araştırmayı yapmakla görevli olan, Maliye Bakanlığı’na bağlı denetim örgütüdür.
Bankaların özel bir denetim örgütü tarafından denetlenmesi fikri ilk kez 2243 sayılı Mevduatı Koruma Kanunu (m. 19) ile ortaya çıkmıştır. Bu kanun, 2243 sayılı kanunun hükümlerinin uygulanmasına nezaret göreviyle yükümlü olmak üzere Maliye ve İktisat Bakanlıkları’nca bankalar murakıbı atanacağını ve bu murakıpların Bakanlar Kurulu’nda yemin edeceklerini belirtmektedir.
Kanun, banka murakıplarının, bankalardan mevduat sahiplerinin adlarının yer aldığı bir cetvel isteyemeyeceklerini öngörmektedir.
2999 sayılı Bankalar Kanunu (m. 39-40) ile bankalar yeminli murakıplığı bir denetim örgütü olarak muhafaza edilmiş olmasına rağmen, murakıpların yetki kısıtlılığı sürmüş, ayrıca murakıpların kredi, kefalet, teminat ve sair banka işlem ve hizmetlerinin ayrıntısı ve ilgililerin adları ve hesapları hakkında bilgi isteyemeyecekleri de belirtilmiştir.
Bir denetim örgütünün bu kadar kısıtlı yetkilerle kendisinden beklenen görevleri yerine getirebilmesini beklemek güçtür. Nitekim 2243 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 1933 yılından, 7129 sayılı Bankalar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği yıl olan 1958’e kadar geçen sürede, bankalar yeminli murakıplığı, cılız ve işlevlerini yerine getiremeyen bir denetim örgütü olarak kalmıştır.
7129 sayılı Bankalar Kanunu (m. 61) ile bankalar yeminli murakıplarının bankaların işlemlerine ilişkin yetki kısıtlamaları kaldırılmış, 28 sayılı kanun hükmünde kararname ve günümüzde yürürlükte bulunan Bankalar Kanunu (25.4.1985 tarih ve 3182 sayılı değişik: KHK/538 – 16.6.1994) ile görev ve yetkileri daha da genişletilmiştir.
Söz konusu görev ve yetkiler, Bankalar Kanunu’nun 61. maddesinin 1-7. bentlerinde belirtilmiştir:
1. Bu kanunla ek ve değişikliklerinin diğer kanunların bankalarla ilgili hükümlerinin uygulanmasının ve her türlü bankacılık işlemlerinin denetimi, bankaların varlıkları, alacakları, özkaynakları, borçları, kâr ve zarar hesapları arasındaki ilgi ve dengelerin ve mali bünyeyi etkileyen diğer tüm unsurların saptanması ve incelenmesi, bankalar yeminli murakıpları ve yardımcıları tarafından yapılır.
2. Bankalar yeminli murakıpları ve yardımcıları, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümlerine aykırı hareket eden banka ve ilgililer hakkında, adı geçen kanunun E/1. maddesindeki yetkilere ve Bankalar Kanunu’nda yazılı görevleriyle kayıtlı olmak üzere vergi inceleme yetkisine sahip oldukları gibi, Türkiye Kalkınma Bankası ve tüm bankaların kuruluş kanunları hükümleriyle diğer kanunların bankalarla ilgili hükümlerinin uygulanmasını da denetlemeye yetkilidirler.
3. Bankalar yeminli murakıpları ve yardımcıları, bankalar, bankaların iştirak ve kuruluşlarıyla diğer gerçek ve tüzel kişilerden, yukarıda yazılı kanun hükümleriyle ilgili görecekleri bütün bilgileri istemeye, bunların tüm defter, kayıt ve belgelerini incelemeye yetkili olup, bunlar da istenilen bilgileri vermekle, defter kayıt ve belgeleri incelemeye hazır bulundurmakla yükümlüdürler.
4. Devlet daire ve kuruluşları, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, Türkiye Bankalar Birliği ve benzeri kuruluşlarla risk santralı teşkilatı, istenecek her türlü bilgiyi gizli de olsa, bankalar yeminli murakıplarına ve yardımcılarına verirler.
5. Bankalar yeminli murakıp yardımcıları, konularıyla ilgili dallarda yüksek öğrenim yapmış adaylar arasından sınavla seçilerek memuriyete alınırlar. En az üç yıl bankalar yeminli murakıp yardımcılığı yaptıktan sonra, yeterlik sınavında başarı gösterenler ortak kararla bankalar yeminli murakıbı olarak atanırlar. Bankalar yeminli murakıpları başkanının da, bankalar yeminli murakıbı sıfat ve yetkisi vardır.
6. Bankalar yeminli murakıpları ve yardımcıları, Ankara’da Asliye Ticaret Mahkemesi’nde yemin etmedikçe denetim yapamazlar.
7. Bankalar yeminli murakıplarının çalışma tarzı, bir yönetmelikle düzenlenir.
2 Yorum var ↓
murakıplar ne şekilde yemin ederler birde bunu yazsaydınız kkeşke
Sayın bayanlar ve baylar.
Ülkemizde bir çok meslek sahibi yemin ederek görevini icra eder. Bunların başında Doktorlar gelir. Yaşam sürecince her insanın muhattap olduğu bir meslektir.
Ama
Ünvanları yeminli doktor değildir. Maliye bakanlığı çalışanları Bankalar yeminli murakıpları böyle bir ünvan icad etmiştir. ”Bankalar Murakıbı” ünvanı da pek ala yeterlidir.
Mali Müşavirlik yasası da çıkartılırken, maliyeciler kendilerine imtiyaz sağlamak için, mesleği de yeminli ve yeminsiz diye ayırarak, bölünmüş bir meslek grubu oluşturmuşlardır. Mali müşavir veya yeminli arasında eğitim, mesleki deneyim bakımından en ufak bir ayrıcalık yoktur. Fakat bu imtiyaz yaratılıştır.
HAK YENİR AMA HAZIM EDİLMEZ (Yunan)
Sonuç olarak bir çok kurumun, denetim elamanı vardır. Sonuçta hepsi denetim yapar. Neden sadece banka murakıpları yeminli diye anılmak ister. Bunun yanlış olduğunu , düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorum
Saygılarımla
Yorum Bırak.